Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/16670 K.2012/41703
Özet: (1) Uyuşmazlık, Gülşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşmiş boşanma kararıyla birlikte sanıkların hâlâ birlikte yaşaması ve bu durumun babasından kalan yetim maaşı alarak kamu kurumuna 15.276,96 TL zarar vermesinden kaynaklanan nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı açılan kamu davasıdır. (2) Mahkeme, boşanma kararının varlığına rağmen sanıkların birlikte yaşamalarının dolandırıcılığın hileli davranış unsurunu oluşturmadığını belirterek, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıkları beraat ettirmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Gülşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.11.1994 tarih ve 1995/577-405 sayılı kesinleşmiş ilamıyla boşanmalarına karar verilen sanıkların, gerçekte birarada yaşamaya devam ederek muvazaalı boşanma yaptıklarından ve bu boşanma kararına istinaden sanık ...'nın babasından kalan yetim maaşını almak suretiyle kamu kurumu niteliğinde olan ...'nı 15.276,96 TL zarara uğrattıklarından bahisle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında; sanıkların kesinleşmiş bir Mahkeme kararı ile boşandıkları, sanıkların böyle bir kararın varlığına rağmen birlikte yaşamaya devam etmelerinin dolandırıcılık suçunun hileli davranış unsurunu oluşturmayacağı, bu durumda olan kişiler hakkında ilgili kurumca idari işlem yapılıp sağlanan maddi menfaatlerin sona erdirilebileceği, bu nedenle sanıklara isnat edilen dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının suç konusu olayda oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Gülşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.11.1994 tarih ve 1995/577-405 sayılı kesinleşmiş ilamıyla boşanmalarına karar verilen sanıkların, gerçekte birarada yaşamaya devam ederek muvazaalı boşanma yaptıklarından ve bu boşanma kararına istinaden sanık ...'nın babasından kalan yetim maaşını almak suretiyle kamu kurumu niteliğinde olan ...'nı 15.276,96 TL zarara uğrattıklarından bahisle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında; sanıkların kesinleşmiş bir Mahkeme kararı ile boşandıkları, sanıkların böyle bir kararın varlığına rağmen birlikte yaşamaya devam etmelerinin dolandırıcılık suçunun hileli davranış unsurunu oluşturmayacağı, bu durumda olan kişiler hakkında ilgili kurumca idari işlem yapılıp sağlanan maddi menfaatlerin sona erdirilebileceği, bu nedenle sanıklara isnat edilen dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının suç konusu olayda oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.