‹ Ana sayfa
Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/15490 K.2012/41245

Esas No: 2011/15490 · Karar No: 2012/41245 · Karar Tarihi: 13.09.2012
Özet: (1) Sanık, hizmet ilişkisi kapsamında kendisine teslim edilen altınları izinsiz alıp satmak ve suç eşyasını satın almak/ kabul etmek suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işledi; (2) Mahkeme, sanığı mahkum ederek hükmün açıklanmasını geri bırakamayacağını belirtti ve ceza kararını onayladı.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma, Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi

**HÜKÜM:** Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...'ın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK'nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Katılana ait, kuyumcu atölyesinde çalışan sanık ...'un kendisine teslim edilen altınların bir kısmını değişik zamanlarda ... yerinden çıkartarak, kendine mal ettiği, sanık ...'un aynı evi birlikte paylaştığı ... aracılığı ile altınları satmak istediği, sanık ...'nün ...'a ... yerinden, daha fazla altın almasını ve altınları satabileceğini söylemesi üzerine sanık ...'un eylemine devamla işyerinden toplam 15.763 gr altın aldığı, bu altınların ... aracılığı ile sanıklar ..., ... ve ... tarafından kabul edildiği, piyasaya satıldığı, satılan altınların karşılığı sanık ...'un üzerinden 16.000,00 TL para ile ...'nün İşbankası Mercan şubesinde 5.550,00 TL para, altın bedelleri ile alınan 2001 model wolksvagen polo marka araç ve henüz satılamayan sanık ...'un Adana'da ikamet eden babasının evinde bulunan 2663 gr altın ile piyasada satılan altınlar karşılığı verilen çeklerin de sanıklar ... ve ...'nün ikamet ettiği evde ele geçirildiği, olayda mahkemenin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarının oluştuğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 61.maddesi kapsamında; sanık ... hakkında sırasıyla önce iştirak, sonra zincirleme suç hükümleri tatbik edilerek, aynı yasanın 155/2,39/2-a-c, 43 maddelerinin uygulanması yerine, 155/2, 43, 39/2-a-c maddelerinin uygulanması yasaya aykırı ise de, sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık ... hakkında TCK'nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Sanık ...'un katılanın zararını karşıladığına yönelik savunması ve hükmün tefhim edildiği celsede katılanın duruşmada bulunmaması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından, katılan duruşmaya çağrılarak, sanık ... veya diğer sanıklar tarafından kendilerine ödemeye yapılıp yapılmadığı sorularak, ödeme varsa, sanıkların pişmanlık gösterip göstermediği de değerlendirilerek, sonucuna göre 5377 sayılı Kanun ile değişik 5237 Sayılı TCK'nın 168/2.maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması gerekirken, eksik soruşturma ile hüküm tesis edilmesi,
2-5237 sayılı TCK'nun 53.maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağının gözetilmemesi,
3-Sanıklar ..., ..., ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulurken uygulanan yasa maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6.maddesine aykırı davranılması;
4-Sanıklar ..., ..., ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 7/2.maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik CMK.nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?