‹ Ana sayfa
Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/14865 K.2012/39979

Esas No: 2011/14865 · Karar No: 2012/39979 · Karar Tarihi: 26.06.2012
Özet: Uyuşmazlık, avukat sanığın katılanın vekili olarak tahsil ettiği alacak parayı uhdesinde tutarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmadığıyla ilgilidir; mahkeme, sanığın bu davranışının suç teşkil ettiğini kabul ederek hapis cezası ve adli para cezası öngörürken, usul hatalarını düzelterek hükmü yeniden düzenleyip onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Somut olayda; avukat olan sanığın katılanın vekili sıfatıyla 18.925,08 TL alacağını yasal faizi ve icra giderleri ile birlikte tahsili için borçlu ... hakkında ... 20. İcra müdürlüğünün 2005/9461 sayılı dosyası üzerinden icra takibi yürüttüğü, bu kapsamda 08.09.2005 tarihinde 5.000 TL, 19.08.2005 tarihinde 5.000 TL, 23.092005 tarihinde 2.000 TL, 10.10.2005 tarihinde 1.000 TL ve daha sonraki bir tarihte 9.000 TL' yi elden olmak üzere alacağın tamamını haricen tahsil ederek icra dosyasını infazen işlemden kaldırdığı halde, katılana toplam 10.000 TL dışında bir ödeme yapmayarak tahsil edilen parayı uhdesinde tuttuğu anlaşılmakla eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu ve katılanın zararının da giderilmediği anlaşıldığından, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK' un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; TCK' nın 155/2. maddesi gereğince hükmedilen hapis cezası yanında tayin olunan “30 gün” adli para cezasının “5 gün” olarak tayin edilmesi ve aynı yasanın 62. maddesinin uygulanması ile adli para cezasının “4 güne” indirilmesi, sonuç adli para cezasının günlüğü 20 TL' den “80 TL' ye” indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.06.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?