‹ Ana sayfa
Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/14751 K.2012/40512

Esas No: 2011/14751 · Karar No: 2012/40512 · Karar Tarihi: 03.07.2012
Özet: Uyuşmazlık, dolandırıcılık suçundan şüpheli sanıkların Ankara İşitme Engelliler Derneği ve ilgili taraflarla yapılan bağış toplama faaliyetleri sırasında hileli davranışlar sergileyip sergilemediği konusundaki iddialardan kaynaklanmaktadır. Mahkeme, delillerin yasal unsurları karşılamadığını belirterek sanıkların beraatını kararlaştırmış ve temyiz taleplerini reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Müşteki kurum vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan sanıklara. yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi Ankara Muhakemat Müdürlüğü' nün kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden, mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 317. maddesİ uyarınca REDDİNE,
B-O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen
veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanıklardan ...’in Ankara İşitme Engelliler Derneği başkanı, diğer sanık ...’in bu derneğin üyesi, sanık ...’nin aynı derneğin danışmanlık ve tercümanlık görevini yürüten elemanı olduğu, sanıklar ... ... ve ...' ın işitme engelli oldukları, derneğin Sincan şube başkanı olan tanık ...' nin arkadaşı ...' nin sitelerde bulunan bir grup esnafın derneğe yardım edeceğini söylemesi üzerine, tanık Ali' nin yardım edecek şahısların isimlerini mesajla sanık ...' a gönderdiği, sanık ...' un da bağış toplamak için Valilik makamından verilen yasal izni kapsamında kardeşi olan sanık ...' ı derneğe ait makbuzlarla mağdurlara gönderdiği, sanık ...' ın mağdurlar ...' dan 75 TL, ...' tan 40 TL alarak karşılığında makbuz verdiği, diğer mağdurlar ..., ... ve ...' ın ise Siteler ... Vergi Dairesinden aradığını söyleyen bir bayanın işitme engelliler için rehabilitasyon merkezi kuracaklarını ve bu nedenle yardım topladıklarını bildirmesi üzerine vergi dairesinden yaptıkları araştırmada bu şekilde bir yardım toplanmasının söz konusu olmadığını öğrenmeleri üzerine ödeme yapmadıkları şeklindeki olayda dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla mahkemenin sanıkların beraatine dair kararında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.07.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?