Yargıtay15. Ceza DairesiCeza HukukuTicaret Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/14531 K.2012/39680
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın şirketten ayrıldıktan sonra tahsis edilen araç ve eşyaları iade etmemesi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşup oluşmadığıydı. Mahkeme, olayın hizmet ilişkisi veya güvene dayalı teslim olmadığını tespit ederek suçun unsurlarının oluşmadığını belirtti ve sanığı beraat etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılan şirkette yönetici olarak çalışan sanığın, 03.02.2006 tarihinde ihtarname çekip şirketten ayrıldığı halde, kendisine tahsis edilen ... plakalı şirket aracını ve bir kısım şirket eşyasını iade etmediğinin iddia olunmasına karşın, Ticaret Sicil Memurluğunun 30.01.2008 tarih ve 03360 sayılı yazısında sanığın şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığının bildirildiği, dosyada mevcut hisse devri sözleşmesine göre de aynı zamanda şirket ortağı olduğunun tespit edildiği, tanıkların da, aracın asıl sahibinin sanık olmasına rağmen muvazalı olarak şirket adına alındığını ve sanığın iade etmediği belirtilen alet ve malzemelerinde katılan şirket tarafından başka şirket ve şahıslara kiralandığını beyan etttiği, bahse konu olayda hizmet ilişkisi veya güvene dayalı bir teslim ya da tevdii söz konusu olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın hukuki nitelik taşıdığı ve atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılan şirkette yönetici olarak çalışan sanığın, 03.02.2006 tarihinde ihtarname çekip şirketten ayrıldığı halde, kendisine tahsis edilen ... plakalı şirket aracını ve bir kısım şirket eşyasını iade etmediğinin iddia olunmasına karşın, Ticaret Sicil Memurluğunun 30.01.2008 tarih ve 03360 sayılı yazısında sanığın şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığının bildirildiği, dosyada mevcut hisse devri sözleşmesine göre de aynı zamanda şirket ortağı olduğunun tespit edildiği, tanıkların da, aracın asıl sahibinin sanık olmasına rağmen muvazalı olarak şirket adına alındığını ve sanığın iade etmediği belirtilen alet ve malzemelerinde katılan şirket tarafından başka şirket ve şahıslara kiralandığını beyan etttiği, bahse konu olayda hizmet ilişkisi veya güvene dayalı bir teslim ya da tevdii söz konusu olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın hukuki nitelik taşıdığı ve atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.