Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/13567 K.2012/38136
ÖZET: SAHA SORUMLUSU OLARAK ÇALIŞAN SANIK HAKKINDA, ŞİRKET ADINA MÜŞTERİLERDEN SON TAHSİLATI YAPTIĞI, DOLAYISIYLA TESELSÜLÜN KESİLDİĞİ TARİHTE YÜRÜRLÜKTE BULUNAN 5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU HÜKÜMLERİ UYGULANMALIDIR.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Katılan şirketin saha sorumlusu olarak çalışan sanığın 06.12.2004 ila 23.06.2005 tarihleri arasında şirket adına müşterilerden tahsil ettiği muhtelif miktarlardaki parayı şirkete teslim etmeyip uhdesinde tutması şeklinde gelişen olayda, sanığın şirket adına yaptığı tahsilatları şirketin İş Bankası Kadıköy Rıhtım Şubesine yatırdığını, şirkete teslim ettiği tahsilat tutarlarına ilişkin belgelerin iş mahkemesinde açtığı dava dosyası içerisinde bulunduğunu belirtmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; öncelikle sanığın katılan şirket aleyhine açtığı bir davanın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, böyle bir dava dosyasının bulunması halinde dosya içerisinde sanığın iddiasına konu ödeme belgelerinin mevcut olup olmadığının tespiti, sanığın tahsilatları yatırdığını söylediği banka şubesinden iddianamede belirtilen tahsilat miktarlarının şirketin hesabına aktarılıp aktarılmadığının araştırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Sanığın son tahsilatı yaptığı dolayısıyla teselsülün kesildiği 23.06.2005 tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK hükümleri yerine, uygulama alanı bulunmayan 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMK’nın 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Katılan şirketin saha sorumlusu olarak çalışan sanığın 06.12.2004 ila 23.06.2005 tarihleri arasında şirket adına müşterilerden tahsil ettiği muhtelif miktarlardaki parayı şirkete teslim etmeyip uhdesinde tutması şeklinde gelişen olayda, sanığın şirket adına yaptığı tahsilatları şirketin İş Bankası Kadıköy Rıhtım Şubesine yatırdığını, şirkete teslim ettiği tahsilat tutarlarına ilişkin belgelerin iş mahkemesinde açtığı dava dosyası içerisinde bulunduğunu belirtmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; öncelikle sanığın katılan şirket aleyhine açtığı bir davanın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, böyle bir dava dosyasının bulunması halinde dosya içerisinde sanığın iddiasına konu ödeme belgelerinin mevcut olup olmadığının tespiti, sanığın tahsilatları yatırdığını söylediği banka şubesinden iddianamede belirtilen tahsilat miktarlarının şirketin hesabına aktarılıp aktarılmadığının araştırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Sanığın son tahsilatı yaptığı dolayısıyla teselsülün kesildiği 23.06.2005 tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK hükümleri yerine, uygulama alanı bulunmayan 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMK’nın 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.