‹ Ana sayfa
Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/13434 K.2012/37503

Esas No: 2011/13434 · Karar No: 2012/37503 · Karar Tarihi: 21.05.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanığın katılanın yetkisi olmayan vekaletnameyi kullanarak taşınmazı kiralaması ve bu işlemi dolandırıcılık ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarıyla ilgiliydi; mahkeme, sanığı her iki suçtan da mahkum etti ve hapis cezasının yanı sıra adli para cezasını düzeltip 80 TL olarak belirledi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan ... yetkilisi...'in, 18/04/2003 tarihli vekaletname ile, şirkete ait... ilçesi ... mevkiinde bulunan taşınmazın satışı ve diğer idari işleri için şirket avukatlarına vekaletname verdiği, taşınmazın satılması için bu vekaletname ve ekli tapu kayıtlarının sanığa teslim edildiği, satış hazırlıklarının belli bir sürede başlatılmaması nedeniyle, vekaletname ve eklerinin, sanıktan geri istenmesine rağmen iade edilmediği, elinde başkasına yetki verilen vekaletname olan sanığın, bu belgeyi katılan ...'a göstererek ve taşınmazı kiralamaya yetkisi olduğunu belirterek kiraladığı, katılanın, kira sözleşmesi çerçevesinde ürünü tarlaya ektikten sonra durumun ortaya çıktığı, sanığa, kiralama hususunda verilen yazılı veya sözlü bir yetkinin bulunmadığı, böylece sanığın Dolandırıcılık ve Güveni Kötüye kullanma suçlarını işlediğinin iddia edildiği,
1-Katılan ...'a yönelik Dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanığın katılan ...'ı hileyle kandırarak menfaat temin etmesi eyleminde dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayininin yasaya aykırı olması ve adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ''5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 304 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL'den olmak üzere 6.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine '' 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52/2 maddeleri gereğince verilen 5 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL 'den olmak üzere sonuç olarak 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Katılan ..., İnşaat ve Tesisat A.Ş'ye yönelik Güveni Kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Somut olayda; katılan Tekfen İnşaat ve Tesisat A.Ş'nin sanığa satış veya kira için teslim ettiği bir arazisinin bulunmadığı, şirketin, müşteri bulunması halinde satış için kendi avukatlarına vekaletname verdiği olayda suçun unsurlarının oluşmaması karşısında, sanığın bu suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?