Yargıtay14. Hukuk DairesiTicaret HukukuGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/2372 K.2008/4548
Özet: (1) Dava, tapuda kayıtlı yüzölçümünün gerçek ölçümlerle uyuşmadığını iddia ederek sınır tespiti ve yüzölçümü düzeltmesi talebidir. (2) Mahkeme, kadastro kaydındaki fenni hatadan kaynaklanan yanlışlık nedeniyle tapu kanunu çerçevesinde düzeltme yapılamayacağını belirterek temyiz kararını bozdu ve harcın iadesini emreddi.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.03.2002, 26.06.2002 gününde verilen dilekçeler ile sınır tespiti ve yüzölçümü düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_KARAR_
Dava, tapuda yüzölçümü düzeltilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalılardan Hazine temyiz etmiştir.
5520 sayılı yasayla değişik Tapu Kanununun 31. maddesi uyarınca tapu kaydında yüzölçümü miktarının düzeltilebilmesi bir taşınmaz malın gerçek yüzölçümünün Tapu sicilindekinden daha az veya fazla olması, gerçeğin tapu sicilinde yazılı yüzölçümü ile örtüşmemesi dava konusu taşınmazın sınırdaki taşınmazlarla da bir çekişmesinin bulunmaması halinde olanaklıdır.
Somut olayda ise, dava konusu 160 parsel sayılı taşınmaz çapa bağlıdır. Böylesine çapa bağlanmış taşınmaz malların yüzölçümü ise çap kaydının uygulanması ile belirlenir. Ancak, taşınmazın kadastro tespiti sırasında veya sonradan yapılan işlemler nedeniyle ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ve bundan kaynaklanan yüzölçümü hatası varsa bunun düzeltmesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesine göre ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce resen yapılır. Bu düzeltme sonucu açılacak davaların görülme yeri de Sulh Mahkemeleridir. Olayda davacı kaydın yüzölçümündeki farklılığın kadastroca çapı oluşturulan taşınmazdaki fenni hatadan kaynaklandığını ileri sürdüğüne göre kaydın yüzölçümünün Tapu Kanununun 31. maddesi doğrultusunda düzeltme olanağı yoktur. Mahkemece açıklanan bu olgu ve HUMK.nun 7. maddesi hükmü gözetilerek idari makamın görevine giren bir iş kendisine arz olunduğundan davanın yargı yeri nedeniyle reddi yerine istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 03.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.03.2002, 26.06.2002 gününde verilen dilekçeler ile sınır tespiti ve yüzölçümü düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_KARAR_
Dava, tapuda yüzölçümü düzeltilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalılardan Hazine temyiz etmiştir.
5520 sayılı yasayla değişik Tapu Kanununun 31. maddesi uyarınca tapu kaydında yüzölçümü miktarının düzeltilebilmesi bir taşınmaz malın gerçek yüzölçümünün Tapu sicilindekinden daha az veya fazla olması, gerçeğin tapu sicilinde yazılı yüzölçümü ile örtüşmemesi dava konusu taşınmazın sınırdaki taşınmazlarla da bir çekişmesinin bulunmaması halinde olanaklıdır.
Somut olayda ise, dava konusu 160 parsel sayılı taşınmaz çapa bağlıdır. Böylesine çapa bağlanmış taşınmaz malların yüzölçümü ise çap kaydının uygulanması ile belirlenir. Ancak, taşınmazın kadastro tespiti sırasında veya sonradan yapılan işlemler nedeniyle ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ve bundan kaynaklanan yüzölçümü hatası varsa bunun düzeltmesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesine göre ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce resen yapılır. Bu düzeltme sonucu açılacak davaların görülme yeri de Sulh Mahkemeleridir. Olayda davacı kaydın yüzölçümündeki farklılığın kadastroca çapı oluşturulan taşınmazdaki fenni hatadan kaynaklandığını ileri sürdüğüne göre kaydın yüzölçümünün Tapu Kanununun 31. maddesi doğrultusunda düzeltme olanağı yoktur. Mahkemece açıklanan bu olgu ve HUMK.nun 7. maddesi hükmü gözetilerek idari makamın görevine giren bir iş kendisine arz olunduğundan davanın yargı yeri nedeniyle reddi yerine istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 03.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.