Yargıtay14. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/14516 K.2008/15832
**MAHKEMESİ:**Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı-k.davalı ... vekili tarafından, davalı-k.davacı ... aleyhine 10.8.2005 ve 10.8.2005 gününde verilen dilekçeler ile geçit hakkı ve elatmanın önlenmesi, karşı davalıda 6.9.2005 günlü dilekçesi ile mecra hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi isteminin konusuz kaldığından karar vermeye yer olmadığına, mecra hakkı kurulmasına ve geçit hakkı istemli davanın ayrılmasına dair verilen 24.6.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ..., 94 parsel sayılı taşınmazının yola bağlantısı bulunmadığından davalıya ait 479 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinden geçit hakkı kurulmasını; birleştirme kararı verilen 2005/689 Esas sayılı dosya ile de, 94 parsel sayılı taşınmazından ark geçirmek suretiyle elattığını ileri sürerek davalının elatmanın önlenmesi ile taşınmazının eski hale getirilmesini istemiştir.
Yine, dosya ile birleştirilen 2005/796 Esas sayılı dosya ile, davacı asıl dosya davalısı ..., 479 parsel sayılı taşınmazının sulanabilmesi için 94 parsel sayılı taşınmazdan mecra hakkı kurulmasını istemiştir.
Mahkemece, geçit istemiyle açılan davanın ayrılmasına, 94 parsel sayılı taşınmazdan mecra hakkı kurulmasına, elatmanın önlenmesi istemi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı birleşen dosya davalısı ... vekili temyiz etmiştir.
Mecra hakkı kurulan 94 parsel maliki ...’nun davacı sıfatı ile açtığı geçit hakkı kurulmasına ilişkin dava, tefrik edilmek suretiyle mahkemenin başka esasına kaydedildiğinden temyiz incelemesi birleştirilen 2005/796 Esas sayılı mecra hakkı kurulması ve yine birleştirilen 2005/689 Esas sayılı elatmanın önlenmesi davalarına yönelik yapılmıştır.
Dava, Türk Medeni Kanunun 744. maddesi uyarınca açılmış mecra irtifakı kurulması ve çaplı taşınmaza elatmanın istemlerine ilişkindir.
Mecra hakkı kurulmasına ilişkin davalar irtifak hakkı istenen taşınmaz leh ve aleyhine hüküm ve sonuç meydana getireceğinden, taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması gerekir. Kaynak ile davacı taşınmazı arasında kesintisiz bir bağlantı sağlanmalı, ayrıca mecranın niteliği nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği incelenip karar yerinde gösterilmelidir.
Somut olayda, lehine mecra irtifakı tesisi istenen taşınmaz 479 sayılı parseldir. Hükme esas alınan 11.07.2007 günlü ek fen bilirkişi raporunda su ihtiyacının nereden sağlandığı gösterilmeden sadece 94 parsel sayılı taşınmazın (E) ile işaretli kısmından mecra kurulmuştur. Mahkemece, uzman bilirkişilerin katılımı ile yeniden keşif yapılarak, keşfi izlemeye elverişli krokide, su ihtiyacının nereden sağlandığı ve bu yer ile davacı parseli arasında kesintisiz bağlantı işaretlenmeli, kaynak ile davacı parseli arasındaki tüm taşınmaz malikleri hakkında harçlı dilekçeyle veya ayrı bir dava açılıp eldeki dava ile birleştirilerek taraf durumunu alıp, kesintisiz biçimde mecra hakkı kurulması için yükümlendirilmesi gerekir. Bu nedenle, sadece davalı parselinden mecra hakkı kurulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkin davalar, özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alması nedeniyle yapılacak araştırma ve incelemede öncelikle davacının mecra ihtiyacının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. Somut olayda, sulama ihtiyacı içinde bulunan 479 parsel sayılı taşınmazın doğu sınırını dere oluşturmaktadır. Sulama mevsimine göre bu dereden ihtiyaca yetecek su temin edilip edilemeyeceği sorulup araştırılmadan, 479 parselin mecra ihtiyacı içinde bulunduğunun kabulü de doğru değildir.
Bunların yanında, mecra irtifak hakkı taşınmaza bağlı bir irtifak niteliğinde bulunduğundan taşınmazların leh ve aleyhinde kurulması gerekir. Mahkemece, “...davacı aleyhine, davalı ve karşı davacı ... lehine mecra hakkı tesisine” biçiminde karar verilmesi de yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
**SONUÇ:** Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Davacı-k.davalı ... vekili tarafından, davalı-k.davacı ... aleyhine 10.8.2005 ve 10.8.2005 gününde verilen dilekçeler ile geçit hakkı ve elatmanın önlenmesi, karşı davalıda 6.9.2005 günlü dilekçesi ile mecra hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi isteminin konusuz kaldığından karar vermeye yer olmadığına, mecra hakkı kurulmasına ve geçit hakkı istemli davanın ayrılmasına dair verilen 24.6.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ..., 94 parsel sayılı taşınmazının yola bağlantısı bulunmadığından davalıya ait 479 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinden geçit hakkı kurulmasını; birleştirme kararı verilen 2005/689 Esas sayılı dosya ile de, 94 parsel sayılı taşınmazından ark geçirmek suretiyle elattığını ileri sürerek davalının elatmanın önlenmesi ile taşınmazının eski hale getirilmesini istemiştir.
Yine, dosya ile birleştirilen 2005/796 Esas sayılı dosya ile, davacı asıl dosya davalısı ..., 479 parsel sayılı taşınmazının sulanabilmesi için 94 parsel sayılı taşınmazdan mecra hakkı kurulmasını istemiştir.
Mahkemece, geçit istemiyle açılan davanın ayrılmasına, 94 parsel sayılı taşınmazdan mecra hakkı kurulmasına, elatmanın önlenmesi istemi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı birleşen dosya davalısı ... vekili temyiz etmiştir.
Mecra hakkı kurulan 94 parsel maliki ...’nun davacı sıfatı ile açtığı geçit hakkı kurulmasına ilişkin dava, tefrik edilmek suretiyle mahkemenin başka esasına kaydedildiğinden temyiz incelemesi birleştirilen 2005/796 Esas sayılı mecra hakkı kurulması ve yine birleştirilen 2005/689 Esas sayılı elatmanın önlenmesi davalarına yönelik yapılmıştır.
Dava, Türk Medeni Kanunun 744. maddesi uyarınca açılmış mecra irtifakı kurulması ve çaplı taşınmaza elatmanın istemlerine ilişkindir.
Mecra hakkı kurulmasına ilişkin davalar irtifak hakkı istenen taşınmaz leh ve aleyhine hüküm ve sonuç meydana getireceğinden, taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması gerekir. Kaynak ile davacı taşınmazı arasında kesintisiz bir bağlantı sağlanmalı, ayrıca mecranın niteliği nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği incelenip karar yerinde gösterilmelidir.
Somut olayda, lehine mecra irtifakı tesisi istenen taşınmaz 479 sayılı parseldir. Hükme esas alınan 11.07.2007 günlü ek fen bilirkişi raporunda su ihtiyacının nereden sağlandığı gösterilmeden sadece 94 parsel sayılı taşınmazın (E) ile işaretli kısmından mecra kurulmuştur. Mahkemece, uzman bilirkişilerin katılımı ile yeniden keşif yapılarak, keşfi izlemeye elverişli krokide, su ihtiyacının nereden sağlandığı ve bu yer ile davacı parseli arasında kesintisiz bağlantı işaretlenmeli, kaynak ile davacı parseli arasındaki tüm taşınmaz malikleri hakkında harçlı dilekçeyle veya ayrı bir dava açılıp eldeki dava ile birleştirilerek taraf durumunu alıp, kesintisiz biçimde mecra hakkı kurulması için yükümlendirilmesi gerekir. Bu nedenle, sadece davalı parselinden mecra hakkı kurulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkin davalar, özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alması nedeniyle yapılacak araştırma ve incelemede öncelikle davacının mecra ihtiyacının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. Somut olayda, sulama ihtiyacı içinde bulunan 479 parsel sayılı taşınmazın doğu sınırını dere oluşturmaktadır. Sulama mevsimine göre bu dereden ihtiyaca yetecek su temin edilip edilemeyeceği sorulup araştırılmadan, 479 parselin mecra ihtiyacı içinde bulunduğunun kabulü de doğru değildir.
Bunların yanında, mecra irtifak hakkı taşınmaza bağlı bir irtifak niteliğinde bulunduğundan taşınmazların leh ve aleyhinde kurulması gerekir. Mahkemece, “...davacı aleyhine, davalı ve karşı davacı ... lehine mecra hakkı tesisine” biçiminde karar verilmesi de yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
**SONUÇ:** Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.