‹ Ana sayfa
Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/8740 K.2018/71

Esas No: 2017/8740 · Karar No: 2018/71 · Karar Tarihi: 08.01.2018
Özet: Uyuşmazlık, 27.11.1995 doğumlu Kayden’in 17 yaşında bir mağduru olarak, babasının vekili olan Hamit’in malara zarar verme ve diğer suçlardan dolayı kata katılma hakkını talep etmesiyle ilgiliydi. Mahkeme, sanığın mala zarar verme suçundan mahkumiyetini onaylayıp diğer suçlardan beraat ettirmiş, ancak Hamit’in temyiz isteğini kanunen ve inceleme şartlarına uygun olmadığı gerekçesiyle reddederek kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişiyi hürriyettinden yoksun kılma, tehdit, mala zarar verme

HÜKÜM: Mala zarar verme suçundan mahkumiyet, diğer atılı suçlarından beraat

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müşteki Hamit vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Kayden 27.11.1995 doğumlu olup suç tarihinde onyedi yaşı içerisinde bulunan mağdurenin velayet hakkına sahip babası sıfatıyla ifade veren müşteki Hamit'in, atılı suçlardan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle kamu davasına katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
03.07.2012 tarihli duruşmada, suça konu cep telefonu yerine başka bir telefonu verilmek suretiyle mevcut zararının giderildiğinin belirtilmesi ve mağdurenin de beyanında bu hususu doğrulaması karşısında mahkemeye teminiyle zararının kısmen ya da tamamen giderilip giderilmediği açıklattırılıp kısmi iade halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığı da sorularak neticesine göre sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?