‹ Ana sayfa
Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/3191 K.2017/6164

Esas No: 2017/3191 · Karar No: 2017/6164 · Karar Tarihi: 05.12.2017
Özet: (1) Mahkeme kurşun: 2004 yılında işlenen irz ve namusa tasaddide suçundan hürme edilmiş, sonraki yıl aynı suç mizzâniyle tekrar hürme edilmiş sakıntılık suçundan sanığa hüküm kesilmiş. (2) Mahkeme, 5271 sayılı CMK’ye göre zamanaşımı sürecinde duran süreyi dikkate alarak hürme kararlarını açıklamayı bırakmıştı; fakat sanığın ikinci suçunu işledikten sonra sürecin tekrar başlamasıyla birlikte hürme kararlarının denetim süresi sona erdiğinde zamanaşımı sebebiyle acizleşti ve mahkeme kararı bozularak kamu davalarının düşmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Irz ve namusa tasaddide bulunma (iki kez)

HÜKÜM: Sarkıntılık suçundan mahkûmiyet (iki kez)

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya tetkik edildi.

5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin sekizinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve aynı maddenin onbirinci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının keşinleşmesi koşuluyla ikinci suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü:
02.02.2010 tarihli karar ile sanık hakkında sakıntılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiği, anılan kararın 03.03.2010 tarihinde kesinleşmesinden sonra 21.08.2010 tarihinde kasıtlı yeni bir suçun işlendiği ve bu suçtan verilen mahkûmiyet kararının kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.03.2010 tarihinden ikinci suçun işlendiği 21.08.2010 tarihine kadar dava zamanaşımının 5 ay 18 gün süreyle durduğu, sanığın işlediği suçla ilgili 765 sayılı TCK'nın 421/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4, 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tâbi olması karşısında, duran zamanaşımı süresinin eklenmesinden sonra suç tarihleri olan 07.06.2004 ve 28.06.2004 ile karar tarihi olan 06.06.2014 arasında bu sürenin gerçekleştiği gözetilerek kamu davalarının düşmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması, kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında görülen kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?