Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/1664 K.2017/4346
Özet: (1) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlamasıyla yargılanan sanığın, DNA delili ve çelişkili mağdur beyanları nedeniyle suçun kesin kanıtlanamaması; (2) Ağır Ceza Mahkemesi, mahkumiyet kararını kanuna aykırı bulup hükmü bozarak sanığın tahliyesine karar vermiştir.
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
İlk derce mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla getirilen düzünlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olayın ortaya çıkış biçimi, mağdurenin olayın meydana geliş şekli ile olay yerine yönelik aşamalarda tümüyle değişen çelişkili beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, onbeş yaşından büyük mağdureye yönelik cinsel eylemini cebir, tehdit veya hileyle gerçekleştirdiği hususunda cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesince düzenlenen 29.09.2011 tarihli raporda mağdurenin vajinal sürüntü örneğinde bulunan Y-STR DNA profilinin sanığa ait DNA profili ile uyumlu olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın TCK'nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı taktirde en seri vasıtayla derhal tahliyesinin sağlanması için ilgili yerlere yazı yazılmasına, 02.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
İlk derce mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla getirilen düzünlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olayın ortaya çıkış biçimi, mağdurenin olayın meydana geliş şekli ile olay yerine yönelik aşamalarda tümüyle değişen çelişkili beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, onbeş yaşından büyük mağdureye yönelik cinsel eylemini cebir, tehdit veya hileyle gerçekleştirdiği hususunda cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesince düzenlenen 29.09.2011 tarihli raporda mağdurenin vajinal sürüntü örneğinde bulunan Y-STR DNA profilinin sanığa ait DNA profili ile uyumlu olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın TCK'nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı taktirde en seri vasıtayla derhal tahliyesinin sağlanması için ilgili yerlere yazı yazılmasına, 02.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.