Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/6310 K.2020/545
Özet: (1) Mahkeme, 1999 doğumlu 14 yaşındaki çocuğun cinsel istismarına ilişkin 5237 sayılı TC Kanunu’nun 103/1-a. maddesine göre suçun cebirle işlenmesiyle ilgili temyiz başvurusunu değerlendirdi; (2) Mahkeme, savcı müdavimi ile katılan vekilin itirazlarını kabul ederek, güncel kanun hükümlerini dikkate alıp 32. maddeye göre kararın bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: Çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay günü kayden 20.04.1999 doğumlu olup on dört yaşında bulunan mağdurenin çenesini tutup zorla dudağından öperek göğüslerine dokunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 103/1-a. maddesi kapsamına giren mağdureye cebirle işlediği eylemle ilgili yapılan yargılama sırasında yaşına itiraz edilen mağdurenin anne ve babasının beyanlarına istinaden Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine gönderilen müzekkereye verilen 05.06.2013 günlü cevabi yazıdan mağdurenin 20.04.1997 tarihinde hastanede doğduğunun anlaşılması karşısında, buna göre olay tarihinde on altı yaşında olup, TCK’nın 103/1-b. maddesi kapsamına giren mağdureye karşı eylemin cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen nedenle gerçekleştirilmesinin atılı suçun unsuru olduğu nazara alınarak hüküm kurulması gerekirken yaşla ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Tüm dosya içeriği nazara alındığında suçun TCK’nın 103/1-a. maddesi kapsamındaki mağdureye karşı cebirle işlenmesinden dolayı sanık hakkında belirlenen temel cezanın aynı Kanunun 103/4. maddesi ile artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: Çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay günü kayden 20.04.1999 doğumlu olup on dört yaşında bulunan mağdurenin çenesini tutup zorla dudağından öperek göğüslerine dokunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 103/1-a. maddesi kapsamına giren mağdureye cebirle işlediği eylemle ilgili yapılan yargılama sırasında yaşına itiraz edilen mağdurenin anne ve babasının beyanlarına istinaden Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine gönderilen müzekkereye verilen 05.06.2013 günlü cevabi yazıdan mağdurenin 20.04.1997 tarihinde hastanede doğduğunun anlaşılması karşısında, buna göre olay tarihinde on altı yaşında olup, TCK’nın 103/1-b. maddesi kapsamına giren mağdureye karşı eylemin cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen nedenle gerçekleştirilmesinin atılı suçun unsuru olduğu nazara alınarak hüküm kurulması gerekirken yaşla ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Tüm dosya içeriği nazara alındığında suçun TCK’nın 103/1-a. maddesi kapsamındaki mağdureye karşı cebirle işlenmesinden dolayı sanık hakkında belirlenen temel cezanın aynı Kanunun 103/4. maddesi ile artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.