Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/515 K.2016/2679
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kaçırılması ile alıkonulması suçlarından hüküm giymesiyle ilgiliydi; (2) Mahkeme, çocuğun nitelikli cinsel istismarından dolayı verilen mahkumiyet kararını bozarak beraat etti ve kaçırma/alıkonulma eylemi için verilen beraat kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek bu suçtan mahkûmiyet, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması eylemi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma kabul edilerek beraat
DÜŞÜNCE: Bozma
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdure ile ilgili olarak ... Tıp Fakültesi Hastanesinde oluşturulan heyet tarafından düzenlenen 26.05.2010 günlü raporda zekasının donuk normal izlenimi verip sınır düzeyde olduğunun belirtilmesi ve dosya kapsamına göre mağdurede akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olduğu yönünde herhangi bir iddia veya savunma olmadığı gibi mahkemenin de bu hususta zabta geçen gözleminin bulunmaması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
5237 sayılı TCK'nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı olması ve mağdurenin soruşturma evresinde vekil huzurunda verdiği savcılık beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını bildirmesi karşısında, vaki şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek bu suçtan mahkûmiyet, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması eylemi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma kabul edilerek beraat
DÜŞÜNCE: Bozma
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdure ile ilgili olarak ... Tıp Fakültesi Hastanesinde oluşturulan heyet tarafından düzenlenen 26.05.2010 günlü raporda zekasının donuk normal izlenimi verip sınır düzeyde olduğunun belirtilmesi ve dosya kapsamına göre mağdurede akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olduğu yönünde herhangi bir iddia veya savunma olmadığı gibi mahkemenin de bu hususta zabta geçen gözleminin bulunmaması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
5237 sayılı TCK'nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı olması ve mağdurenin soruşturma evresinde vekil huzurunda verdiği savcılık beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını bildirmesi karşısında, vaki şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.