Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/11120 K.2017/648
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 02.12.2016’te yayımlanan 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeleri dikkate alarak, mağdurun beyanlarından ve delillerden nitelikli cinsel istismar suçunun tamamlandığına dair kesin kanıt bulunmadığını, sürecin teşebbüs aşamasında kaldığını değerlendirerek mahkumiyet kararını 14.02.2017’de oybirliğiyle bozdu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, 02.12.2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 103. maddesinde değişiklik yapan 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurun aşamalardaki beyanları ile fiili livata bulgusu olmadığına dair raporu dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk ...'in mağdurun anüsüne cinsel organını soktuğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, ancak suça sürüklenen çocukların mağdura fiili livatada bulunmaya çalışmalarına rağmen gerek mağdurun direnmesi gerekse tanık ....'ın gelmesinden dolayı eylemlerini tamamlayamamaları nedeniyle atılı suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, yazılı şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun tamamlandığı kabul edilerek hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuklar ve müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, 02.12.2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 103. maddesinde değişiklik yapan 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurun aşamalardaki beyanları ile fiili livata bulgusu olmadığına dair raporu dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk ...'in mağdurun anüsüne cinsel organını soktuğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, ancak suça sürüklenen çocukların mağdura fiili livatada bulunmaya çalışmalarına rağmen gerek mağdurun direnmesi gerekse tanık ....'ın gelmesinden dolayı eylemlerini tamamlayamamaları nedeniyle atılı suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, yazılı şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun tamamlandığı kabul edilerek hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuklar ve müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.