Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2015/7399 K.2016/212
Özet: Mahkeme, şehitlik eylemini gerçekleştirmeksizin reşit olmayan mağdurun zorla kaçırıp alıkoyup özgürlüğünü çocuklaştırmış sanığı zenga eridiği gerekçesiyle 765 sayılı Ceza Kanunu ve 6136 sayılı Kanun hükümleriyle 7 yıl altı ay hapis cezasını bozup, 5237 sayılı Kanun ve 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usul Kanunu uyarınca ağırlaştırıcı şartları kaldırarak suç eyleminin dönemindeki zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zorla kaçırıp alıkoyduğu reşit olmayan mağdureyi şehevi harekette bulunmadan kendiliğinden serbest bırakma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği suçlarla ilgili olarak 765 sayılı TCK'nın 432 ve 6136 sayılı Kanunun 13/1. maddelerinde yer alan cezaların üst sınırları itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2. maddeleri gereğince yedi yıl altı aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tabi olduğu ve suç tarihi 06.09.2003 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 14.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zorla kaçırıp alıkoyduğu reşit olmayan mağdureyi şehevi harekette bulunmadan kendiliğinden serbest bırakma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği suçlarla ilgili olarak 765 sayılı TCK'nın 432 ve 6136 sayılı Kanunun 13/1. maddelerinde yer alan cezaların üst sınırları itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2. maddeleri gereğince yedi yıl altı aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tabi olduğu ve suç tarihi 06.09.2003 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 14.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.