Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/930 K.2013/8024
Irz ve namusa tasaddide bulunma suçundan sanık ...’un bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.09.2011 gün ve 2011/91 Esas, 2011/239 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 416/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanığın mahkûmiyetine karar verilen 16.05.2006 tarihli ikinci hükümden itibaren karar tarihine kadar zamanaşımını kesen bir işlem olmaksızın bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanığa isnat olunan ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 416/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanığın mahkûmiyetine karar verilen 16.05.2006 tarihli ikinci hükümden itibaren karar tarihine kadar zamanaşımını kesen bir işlem olmaksızın bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.