Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/7454 K.2013/9679
Özet: (1) Uyuşmazlık, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık … ile ilgili olarak yapılan yargılamalar sonucunda ortaya çıkan delillerin değerlendirilmesiyle ilgilidir. (2) Mahkeme, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraat ettiğini ve diğer suçlardan mahkumiyetine karar vererek, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle reşen temyiz hakkının bozulmasına hükmedmiştir.
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ... ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...'un yapılan yargılamaları sonunda; Sanık ...'in üzerine atılı suçlardan mahkûmiyetine, sanık ...'in üzerine atılı suçtan beraatine dair Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.04.2013 gün ve 2013/157 Esas, 2013/161 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ... müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm re'sen de temyize tâbi olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Delilleri takdir ve gerekçesi, gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurun hazırlıktaki 03.01.2013 tarihi ilk ifadesinde sanığın kendisini istismar etmediğini, 06.03.2013 tarihi hazırlık ifadesinde seni döverim diyerek sanığın kendisine istismarda bulunduğunu belirtmesine karşılık kovuşturma aşamasında istismara uğramadığını söylemesi ve mağdurdan alınan perianal sürüntü örneğinden elde edilen DNA'nın sanıkla uyumlu olması karşısında mağdurun zor iddiasının durumunu çevreye mazur gösterme düşüncesinden kaynaklanabileceği, eylemin zorla olduğuna dair şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden sanık aleyhine TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanması ve sanığın mağduru tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun kıldığına ilişkin kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın TCK.nın 109/1 yerine 109/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan re'sen de temyize tâbi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Delilleri takdir ve gerekçesi, gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurun hazırlıktaki 03.01.2013 tarihi ilk ifadesinde sanığın kendisini istismar etmediğini, 06.03.2013 tarihi hazırlık ifadesinde seni döverim diyerek sanığın kendisine istismarda bulunduğunu belirtmesine karşılık kovuşturma aşamasında istismara uğramadığını söylemesi ve mağdurdan alınan perianal sürüntü örneğinden elde edilen DNA'nın sanıkla uyumlu olması karşısında mağdurun zor iddiasının durumunu çevreye mazur gösterme düşüncesinden kaynaklanabileceği, eylemin zorla olduğuna dair şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden sanık aleyhine TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanması ve sanığın mağduru tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun kıldığına ilişkin kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın TCK.nın 109/1 yerine 109/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan re'sen de temyize tâbi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.