Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/8452 K.2012/9801
Özet: Uyuşmazlık, nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin Söke Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24.02.2011 tarihli kararının Yargıtayca incelenmesi talebidir; Mahkeme, delillerin ve raporun değerlendirilmesinden sonra sanığın suçtan hüküm giymesine karar vererek, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle kararını onaylamıştır.
Nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Söke Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.02.2011 gün ve 2010/105 Esas, 2011/34 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan yargılama esnasında İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan aldırılan 30.06.2010 günlü, 1604 sayılı raporda, kendisinde hafif-orta sınırında mental retardasyon olması nedeniyle olaya karşı kendisini beden ve ruhsal yönden savunamayacağı bildirilen mağdurun vasisi olan annesi müşteki Muhterem ile babası müşteki ...'nin kovuşturma evresinde verdikleri ifadelerinde sanıktan şikâyetçi olmadıklarını beyan etmeleri nedeniyle 5271 sayılı CMK.nın 237/1 ve 238/2. maddeleri gereğince müştekilere davaya katılmak isteyip istemediklerinin açıkça sorulmaması ve husumet izni alınmaması; gerekçeli kararda sanık hakkında 53/1-2-3. maddesinin uygulanmasına hükmedilmesi ve 2 ve 3. bentlerde 1. bentte yer alan hak yoksunluklarının uygulanma süresinin düzenlenmiş bulunması; mağdurun ifadesi esnasında vekil bulundurulmaması da, mahkemece 6. İhtisas kurulundan aldırılan rapor sonrasında CMK.nın 234/2. maddesi uyarınca tayin edilen zorunlu vekile duruşmada mağdurda hazır olduğu halde yokluğunda yapılan işlemlere ilişkin tutanakların okunarak beyanının alınmasının ardından vekilin hüküm safhasına kadar mağduru temsil ettiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bu hususlarda bozma isteyen düşüncelere katılınmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahkemece yapılan yargılama esnasında İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan aldırılan 30.06.2010 günlü, 1604 sayılı raporda, kendisinde hafif-orta sınırında mental retardasyon olması nedeniyle olaya karşı kendisini beden ve ruhsal yönden savunamayacağı bildirilen mağdurun vasisi olan annesi müşteki Muhterem ile babası müşteki ...'nin kovuşturma evresinde verdikleri ifadelerinde sanıktan şikâyetçi olmadıklarını beyan etmeleri nedeniyle 5271 sayılı CMK.nın 237/1 ve 238/2. maddeleri gereğince müştekilere davaya katılmak isteyip istemediklerinin açıkça sorulmaması ve husumet izni alınmaması; gerekçeli kararda sanık hakkında 53/1-2-3. maddesinin uygulanmasına hükmedilmesi ve 2 ve 3. bentlerde 1. bentte yer alan hak yoksunluklarının uygulanma süresinin düzenlenmiş bulunması; mağdurun ifadesi esnasında vekil bulundurulmaması da, mahkemece 6. İhtisas kurulundan aldırılan rapor sonrasında CMK.nın 234/2. maddesi uyarınca tayin edilen zorunlu vekile duruşmada mağdurda hazır olduğu halde yokluğunda yapılan işlemlere ilişkin tutanakların okunarak beyanının alınmasının ardından vekilin hüküm safhasına kadar mağduru temsil ettiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bu hususlarda bozma isteyen düşüncelere katılınmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.