Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/6092 K.2012/6398
Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan sanık ... ile bu suça iştirak suçundan sanıklar ... ve ...'ın bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda; sanık ...'in rızasıyla kaçırdığı reşit olmayan mağdureyi şehevi harekette bulunmadan kendiliğinden serbest bırakma suçundan; sanıklar ... ve ...'ın ise bu suça iştirakten mahkûmiyetlerine dair ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.10.2010 gün ve 2010/256 Esas, 2010/313 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı ... Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa uygun şekilde sanıkların işlediği kabul olunan rızasıyla kaçırdığı reşit olmayan mağdureyi şehevi harekette bulunmadan, kendiliğinden serbest bırakma suçunun düzenlendiği 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesi delaletiyle 432. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre, 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu ve suç tarihi olan 28.12.2003'den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Oluşa uygun şekilde sanıkların işlediği kabul olunan rızasıyla kaçırdığı reşit olmayan mağdureyi şehevi harekette bulunmadan, kendiliğinden serbest bırakma suçunun düzenlendiği 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesi delaletiyle 432. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre, 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu ve suç tarihi olan 28.12.2003'den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.