Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/482 K.2013/8172
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Sanık, iki ayrı cinsel taciz suçu işlediği gerekçesiyle yargılamaya konu olmuştur; (2) Mahkeme, sanığın 105/1 ve 43/1 maddeleri uyarınca hapis cezasına hükmettiğini ancak TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmadığını belirterek kararın bozulmasına karar vermiştir.
Cinsel taciz suçundan (2 kez) sanık ...'ün yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair ... Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 20.04.2010 gün ve 2010/74 Esas, 2010/101 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tüm dosya içeriğinden sanığın katılanları takip edip öpücük atmak suretiyle tek fiil ile birden fazla kişiye karışı cinsel taciz suçunu işlediği, ayrıca katılan ...'e bir hafta önce de aynı hareketleri yapıp, 15.01.2010 tarihinde de cinsel organını gösterdiği anlaşılmakla, sanığın kastının yoğunluğu suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve sanığın cinsel organını göstermesinin cinsel taciz suçu yanında ayrıca hayasızca harekette bulunma suçunu da oluşturmasına karşın TCK.nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren cinsel taciz suçundan hüküm kuruluyor ise de; hayasızca hakarette bulunma suçunu düzenleyen aynı Kanunun 225. maddesinde cezanın alt sınırı 6 ay olarak belirlendiğinden, hakkaniyet ve oranlılık ilkesi gözetilerek bu ceza miktarının altında kalmayacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak bir ceza belirlenip, bir kez TCK.nın 105/1 ve 43/2. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iki kez 105/1 ve 43/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına hükmedildiği halde, TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, iki suçtan verilen ceza miktarları itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tüm dosya içeriğinden sanığın katılanları takip edip öpücük atmak suretiyle tek fiil ile birden fazla kişiye karışı cinsel taciz suçunu işlediği, ayrıca katılan ...'e bir hafta önce de aynı hareketleri yapıp, 15.01.2010 tarihinde de cinsel organını gösterdiği anlaşılmakla, sanığın kastının yoğunluğu suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve sanığın cinsel organını göstermesinin cinsel taciz suçu yanında ayrıca hayasızca harekette bulunma suçunu da oluşturmasına karşın TCK.nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren cinsel taciz suçundan hüküm kuruluyor ise de; hayasızca hakarette bulunma suçunu düzenleyen aynı Kanunun 225. maddesinde cezanın alt sınırı 6 ay olarak belirlendiğinden, hakkaniyet ve oranlılık ilkesi gözetilerek bu ceza miktarının altında kalmayacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak bir ceza belirlenip, bir kez TCK.nın 105/1 ve 43/2. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iki kez 105/1 ve 43/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına hükmedildiği halde, TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, iki suçtan verilen ceza miktarları itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.