Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/447 K.2013/12484
Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Urla Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.11.2009 gün ve 2008/1149 Esas, 2009/570 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hükümden önce gerçekleşen hürriyetlerini sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle TCK.nın 63. maddesi uyarınca mahsup kararı verilmemiş ise de, infazda nazara alınması mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
CMK.nın 234/2. maddesi gereğince baro tarafından atanan zorunlu vekili bulunması nedeniyle katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki “575 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılana ödenmesine” ibaresinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık hakkında hükümden önce gerçekleşen hürriyetlerini sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle TCK.nın 63. maddesi uyarınca mahsup kararı verilmemiş ise de, infazda nazara alınması mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
CMK.nın 234/2. maddesi gereğince baro tarafından atanan zorunlu vekili bulunması nedeniyle katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki “575 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılana ödenmesine” ibaresinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.