Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/4200 K.2012/7692
Irza geçme suçundan sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.12.2010 gün ve 2010/71 Esas, 2010/121 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa uygun şekilde sanığın işlediği kabul olunan çocuğun basit cinsel istismarı suçunun 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi gereğince zamanaşımı süresi yönünden lehe olan 765 sayılı TCK.nın ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturup buna ilişkin TCK.nın 415/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi bulunduğu ve dosya kapsamına göre suç tarihi olan 22.02.2005'ten sanık hakkındaki iddianamenin düzenlendiği 25.06.2010 gününe kadar belirtilen sürenin dolduğu ve bu arada zamanaşımını kesen veya durduran sebep bulunmadığı anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMUK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının DÜŞMESİNE, 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Oluşa uygun şekilde sanığın işlediği kabul olunan çocuğun basit cinsel istismarı suçunun 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi gereğince zamanaşımı süresi yönünden lehe olan 765 sayılı TCK.nın ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturup buna ilişkin TCK.nın 415/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi bulunduğu ve dosya kapsamına göre suç tarihi olan 22.02.2005'ten sanık hakkındaki iddianamenin düzenlendiği 25.06.2010 gününe kadar belirtilen sürenin dolduğu ve bu arada zamanaşımını kesen veya durduran sebep bulunmadığı anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMUK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının DÜŞMESİNE, 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.