Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/11147 K.2014/1126
Özet: (1) Ö.. A.’nı hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık olarak tutuklama ve beraat kararıyla ilgili, mağdur B.. D.’nin katılan vekili olarak kabul edilmesi talebi; (2) Mahkeme, CMK 260/1 ve 237/2 maddeleri uyarınca mağduru katılan vekil olarak tanıyarak, sanığın suçtan beraat kararını bozmak yerine aynı kararı sürdürerek beraat ettirdi.
Tebliğname No: 14 - 2012/164722
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık Ö.. A..'un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.11.2006 gün ve 2006/122 Esas, 2006/786 Karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtayca incelenmesi mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurenin talimat mahkemesindeki 10.03.2006 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olduğu, mağdure vekilinin de sanığın cezalandırılmasını isteyip, mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure B.. D..'in davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. ...... da katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Mağdure dinlenirken yanında CMK.nın 236/3. maddesine aykırı olarak psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmamış ise de; inceleme tarihi itibarıyla mağdure 18 yaşını tamamlamış olup telafisi mümkün olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Kayden 16.01.1991 doğumlu olup, suç tarihinde 15 yaşından küçük bulunan mağdurenin cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın sanıkla gönüllü olarak birlikte kaçtığı, sanığın mağdureye yönelik hukuka aykırı herhangi bir eyleminin bulunmaması ve soruşturmanın mağdurenin babası müşteki Aydın'ın ihbarı üzerine başladığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin TCK.nın 234/3. maddesi kapsamında çocuğun alıkonulması suçunu oluşturduğu gözetilmeden beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık Ö.. A..'un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.11.2006 gün ve 2006/122 Esas, 2006/786 Karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtayca incelenmesi mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurenin talimat mahkemesindeki 10.03.2006 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olduğu, mağdure vekilinin de sanığın cezalandırılmasını isteyip, mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure B.. D..'in davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. ...... da katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Mağdure dinlenirken yanında CMK.nın 236/3. maddesine aykırı olarak psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmamış ise de; inceleme tarihi itibarıyla mağdure 18 yaşını tamamlamış olup telafisi mümkün olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Kayden 16.01.1991 doğumlu olup, suç tarihinde 15 yaşından küçük bulunan mağdurenin cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın sanıkla gönüllü olarak birlikte kaçtığı, sanığın mağdureye yönelik hukuka aykırı herhangi bir eyleminin bulunmaması ve soruşturmanın mağdurenin babası müşteki Aydın'ın ihbarı üzerine başladığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin TCK.nın 234/3. maddesi kapsamında çocuğun alıkonulması suçunu oluşturduğu gözetilmeden beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.