Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/9912 K.2012/153
Irz ve namusa tasaddide bulunma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Sultanbeyli 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.10.2008 gün ve 2005/505 Esas, 2008/414 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre sanık müdafiin duruşma isteğinin CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Sanığa isnat olunan ve mahkemece oluşu kabul edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun düzenlendiği 765 sayılı TCK.nın 415. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla, 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu suç tarihi olan 23.10.2002’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 11.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre sanık müdafiin duruşma isteğinin CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Sanığa isnat olunan ve mahkemece oluşu kabul edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun düzenlendiği 765 sayılı TCK.nın 415. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla, 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu suç tarihi olan 23.10.2002’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 11.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.