Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/8446 K.2012/225
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, reşit olmayan bir kişinin rızasıyla kaçırılıp alıkonulması ve ırza geçme suçlarından sanığın beraat etmesiyle ilgili olarak mahkemenin kararının incelenmesidir; (2) Mahkeme, sanığın temyiz hakkını reddederek kararın onaylanmasına ve aynı zamanda başka bir suçtan dolayı açılan davanın zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar vermiştir.
Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık ...'ün bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan beraatine, çocuğunun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.12.2006 gün ve 2005/166 Esas, 2006/370 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mağdure vekilinin yargılama sırasında davaya katılmadığı gibi bu yönde talepte de bulunmadığı ve mahkemece de katılma kararı verilmediği anlaşılmakla, hükmü temyize hukuken hak ve yetkisi bulunmadığından, mağdure vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık müdafiin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA, 12.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
olmayan mağdurenin rızası ile cinsi münasebette bulunma suçundan sanık ...'nun bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.06.2008 gün ve 2007/1099 Esas, 2008/618 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen 765 sayılı Kanunun 416/son maddesindeki suçun aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 22.03.2002 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 15.07.2011 gün ve 1364 sayılı Kararı ile Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesi kapatıldığından dosyanın İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mağdure vekilinin yargılama sırasında davaya katılmadığı gibi bu yönde talepte de bulunmadığı ve mahkemece de katılma kararı verilmediği anlaşılmakla, hükmü temyize hukuken hak ve yetkisi bulunmadığından, mağdure vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık müdafiin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA, 12.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
olmayan mağdurenin rızası ile cinsi münasebette bulunma suçundan sanık ...'nun bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.06.2008 gün ve 2007/1099 Esas, 2008/618 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen 765 sayılı Kanunun 416/son maddesindeki suçun aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 22.03.2002 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 15.07.2011 gün ve 1364 sayılı Kararı ile Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesi kapatıldığından dosyanın İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.