‹ Ana sayfa
Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/676 K.2011/4701

Esas No: 2011/676 · Karar No: 2011/4701 · Karar Tarihi: 07.12.2011
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2004 yılında reşit olmayan bir mağduru sırtına alıp “seni yapacağım” demesiyle irza geçmeye teşebbüs ve kaçırma suçlarından hüküm giyip mahkûm edilmesi konusundaki kararın incelenmesini talep etmesidir. Mahkeme, sanığın eylemlerinin sarkıntılık ve reşit olmayan mağduru rızasıyla alıkoymak suçlarını oluşturduğunu kabul ederek 5320 sayılı Kanun çerçevesinde hükümlerin bozulmasına karar vermiştir.
Irza geçmeye teşebbüs ve kaçırma suçlarından sanık ...’in yapılan yargılaması sonunda; ırza geçmeye teşebbüs eyleminin sarkıntılık suçunu oluşturduğu; kaçırma eyleminin de reşit olmayan mağduru rızasıyla alıkoyma suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçlarından mahkûmiyetine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.2005 gün ve 2005/429 Esas, 2005/387 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafindan istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sarkıntılık suçundan kurulan hükmün incelenemesinde;
Oluş, olay yeri tespit tutanağı, mağdurun babası ...’in anlatımı ve dosya içeriğine göre; sanığın, mağduru sırtına alıp "seni yapacağım" demesi, 04.07.2004 tarihinde düzenlenen olay yeri tespit tutanağında mağdurun sanığın kendisini yere yatırdığını söyleyip gösterdiği bölgede yere yatmış olan insanın meydana getirdiği izin tespit edilmesi, mağdurun fırsatını bulup sanığın yüzüne kum atarak onun elinden kaçması, sanığın onu yakalamak için koşarak takip etmesi ancak yetişememesi dolayısıyla eylemini tamamlayamadığının anlaşılması karşısında, eylemin suç tarihi itibariyle ırza geçmeye eksik teşebbüs suçunu düzenleyen TCK.nun 414/2, 61. maddelerine uyduğu, buna göre usulünce lehe kanun belirlenip bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde sarkıntılık suçundan hüküm kurulması,
Reşit olmayan mağduru rızasıyla alıkoymak suçundan kurulan hükme yönelik temyizlerin incelenmesin gelince;
Mağdurun aşamalarındaki özünde değişmeyen anlatımları, babası şikâyetçi ...’in ifadesi, tarafsız tanıklar Tayibe Kepenekli ve Rabia Bilgin’in açıklamaları ile tüm dosya içeriğine göre; sanığın, suç tarihinde 10 yaşı içinde bulunan mağduru kimi yerde sırtına alıp ağzını kapatmak, kimi yerde de tehditle ve zaman zaman yürüterek, yaklaşık 1 km uzaklıktaki bir bahçeye götürdüğü, mağdurun sanığın elinden yüzüne kum atarak kaçtığının anlaşılması karşısında eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 431. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu buna göre lehe yasa belirlenip bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mağdurun, rızasıyla sanıkla beraber gittiği kabul edilerek yerinde olmayan gerekçeyle sanığın 765 sayılı TCK.nun 430/2. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?