Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/5840 K.2012/2366
Özet: Belirli bir müstehcenlik suçundan sanık E.’nin 2007’de alınan kararın süresi içinde Yargıtayca incelenmesi talebinin ardından, Zekadaki i. 5237 TCK hükümetine göre Asliye Ceza Mahkemesi sorumluluğu ve görevde iken bilirkeşi raporunun yetersizliği göz önünde bulundurularak, 1412 CMUK 321. maddesi uyarınca kararın 29.02.2012’de oybirliğiyle «bozulması»na karar verildi.
Müstehcenlik suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 04.12.2007 gün ve 2006/209 Esas, 2007/743 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece atanan bilirkişi tarafından tanzim edilen 30.06.2007 tarihli rapor içeriği yeterli değil ise de; bu raporda, sanığın satışa sunduğu ileri sürülen CD'lerden bir tanesinde çocuk pornografisi görüntülerinin yer aldığının bildirilmesi karşısında, sanığın fiilinin subutu halinde 5237 sayılı TCK.nın 226/3-2. cümlesinde yer alan suçu oluşturabileceği ve bu suçtan dolayı yargılama yapma, delilleri değerlendirme ve suç vasfını belirleme görevinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu nazara alınarak, 5235 sayılı Kanunun 11, CMK.nın 4 ve 5. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahkemece atanan bilirkişi tarafından tanzim edilen 30.06.2007 tarihli rapor içeriği yeterli değil ise de; bu raporda, sanığın satışa sunduğu ileri sürülen CD'lerden bir tanesinde çocuk pornografisi görüntülerinin yer aldığının bildirilmesi karşısında, sanığın fiilinin subutu halinde 5237 sayılı TCK.nın 226/3-2. cümlesinde yer alan suçu oluşturabileceği ve bu suçtan dolayı yargılama yapma, delilleri değerlendirme ve suç vasfını belirleme görevinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu nazara alınarak, 5235 sayılı Kanunun 11, CMK.nın 4 ve 5. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.