Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/4979 K.2012/4453
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraat ve mahkûmiyet kararlarının temyiz incelenmesiydi; Mahkeme, beraat kararının usul ve kanuna uygun olduğunu kabul ederek ONANMASINA, ancak reşit olmayanla cinsel ilişki kararı için 5237 sayılı TCK’ın uzlaşma hükümlerini dikkate alarak hükmü bozup yeni bir yargılama başlatmaya karar verdi.
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılaması sonunda; reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkûmiyetine, atılı diğer suçtan beraatine dair Kilis Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.11.2007 gün ve 2007/75 Esas, 2007/145 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelenmesine gelince;
Sanığın suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunması nedeniyle CMK.nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin Soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın eylemine uyan reşit olmayan mağdure ile cinsel ilişkide bulunma suçunun 5237 sayılı TCK.nın 104/1. maddesine temas ettiği, kovuşturması şikâyete bağlı olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Kanun ile değişik CMK.nın 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği, katılanın 12.02.2007 tarihinde kollukta alınan beyanında uzlaşmak istediğini beyan etmesi karşısında, öncelikle CMK.nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelenmesine gelince;
Sanığın suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunması nedeniyle CMK.nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin Soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın eylemine uyan reşit olmayan mağdure ile cinsel ilişkide bulunma suçunun 5237 sayılı TCK.nın 104/1. maddesine temas ettiği, kovuşturması şikâyete bağlı olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Kanun ile değişik CMK.nın 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği, katılanın 12.02.2007 tarihinde kollukta alınan beyanında uzlaşmak istediğini beyan etmesi karşısında, öncelikle CMK.nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.