Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/4813 K.2012/2339
Özet: Kozaklı Asliye Ceza Mahkemesi 24.01.2006’da sarkıntılık ve şartlı tehdit suçlarından sanığın beraatini; 28.02.2012 Yargıtay 14. Ceza Dairesi bu kararın 5237 ve 5320 sayılı kanunlar çerçevesinde zamanaşımı nedeniyle bozmasını; böylece sanık hakkında açılan davaların düştüğünü kabul etti.
Sarkıntılık ve şartlı tehdit suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; şartlı tehdit ve katılanlar ... ve ...'ya karşı sarkıntılık suçlarından beraatine, katılan ...'e karşı cinsel taciz suçundan da mahkûmiyetine dair Kozaklı Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.01.2006 gün ve 2005/40 Esas, 2006/11 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılanlar vekili O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan sarkıntılık ve şartlı tehdit suçlarına ilişkin 765 sayılı TCK.nın 421/2. cümle ve 188/1. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımı süresine tâbi oldukları, hükmün verildiği 24.01.2006 tarihiyle inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanığa isnat olunan sarkıntılık ve şartlı tehdit suçlarına ilişkin 765 sayılı TCK.nın 421/2. cümle ve 188/1. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımı süresine tâbi oldukları, hükmün verildiği 24.01.2006 tarihiyle inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.