Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/3295 K.2012/6655
Özet: Uyuşmazlık konusu, fuhuş suçlarından hüküm giymiş sanığın infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri ile ilgili 5237 sayılı TCK ve 5275 sayılı Kanun hükümlerinin yanlış uygulanmasıdır. Mahkeme, hatalı kısıtlamaları kaldırıp yerine mükerirlere özgü infaz rejimini ve denetimli serbestliği uygulamaya karar vererek hükümlerin düzeltilmesini onayladı.
Fuhuş suçlarından ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 17.11.2006 gün ve 2006/107 Esas, 2006/550 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velâyet, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine, infaz süresince yoksun bırakılmasına karar verilmesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi gereğince mükerrirler hakkında denetim süresi belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek mahkemeye ait olmasına rağmen, mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddesi gereğince cezanın infazından sonra uygulanacak denetimlik serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, hükümlerin fıkralarında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümlerin çıkarılarak, bunların yerlerine “hükümlünün 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1.
maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin ve ayrıca hükümlerdeki "5275 sayılı yasanın 108/4. maddesi gereğince infazdan sonra takdiren bir yıl süre ile denetime tabi tutulmasına” ilişkin fıkraların çıkartılarak, yerlerine “5237 sayılı TCK.nın 58/7. maddesi gereğince sanık hakkında mükerirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velâyet, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine, infaz süresince yoksun bırakılmasına karar verilmesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi gereğince mükerrirler hakkında denetim süresi belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek mahkemeye ait olmasına rağmen, mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddesi gereğince cezanın infazından sonra uygulanacak denetimlik serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, hükümlerin fıkralarında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümlerin çıkarılarak, bunların yerlerine “hükümlünün 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1.
maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin ve ayrıca hükümlerdeki "5275 sayılı yasanın 108/4. maddesi gereğince infazdan sonra takdiren bir yıl süre ile denetime tabi tutulmasına” ilişkin fıkraların çıkartılarak, yerlerine “5237 sayılı TCK.nın 58/7. maddesi gereğince sanık hakkında mükerirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.