Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/2626 K.2012/427
Özet: Azami 7 yıl 6 aylık cezanın ötesinde çarpıtılmış ırkça suç, İlgili 702/2. ve 415/2. TCK maddelerine göre, 05.11.1999 tarihli olayı ve 19.01.2012 tarihli zamanaşımı kritik tarihleri göz önüne alarak, Yargıtay, Abone Kabulüyle 702/2. TCK başına beher boşaltma kararı verir, eylemin geniş kapsamlı ırkça nefretle gerçekleştirilmesi nedeniyle, ilgili hüküm Bozulur ve sanık hakkında açılan kamu davası, CMK 5271/223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı sebebiyle düşer.
Irza geçme suçundan sanık ...'ün bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; eylemi ırz ve namusa tasaddide bulunma niteliğinde görüldüğünden mahkûmiyetine dair Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.06.2006 gün ve 2006/133 Esas, 2006/304 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa uygun olarak kabul edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçuna ilişkin 765 sayılı TCK 415/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 05.11.1999 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 19.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Oluşa uygun olarak kabul edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçuna ilişkin 765 sayılı TCK 415/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 05.11.1999 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 19.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.