Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/2084 K.2012/2308
Özet: Uyuşmazlık, sanığın geceleyin meskeni masuniyetini ihlal etmesi ve Irza geçmeye teşebbüs suçlarından mahkumiyetine ilişkin iki ayrı kararın zamanaşımı nedeniyle iptal edilip yeniden yargılanıp yargılamanın durdurulması talebidir. Mahkeme, 15.12.2005 tarihli kararların zamanaşımına uğradığını belirterek her iki hükmü de bozulmasına ve sanık hakkındaki kamu davasının iptaline karar vermiştir.
Irza geçmeye teşebbüs ve geceleyin mesken masuniyetinin ihlali suçlarından sanık ... ’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.12.2005 gün ve 2005/366 Esas, 2005/456 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Geceleyin mesken masuniyetinin ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa isnat olunan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, 765 sayılı TCK.nın 102/4. maddesine göre, 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, mahkûmiyet kararı tarihi olan 15.12.2005 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Irza geçmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları, sanık hakkındaki doktor raporlarındaki bulgular ve tüm dosya kapsamına göre, katılanın geceleyin evinde ırzına geçmeye çalışan sanığa direndiği, onunla boğuştuğu, onun elini ısırıp yüzünü tırmalayıp bağırdığı, bunun üzerine sanığın kaçtığının anlaşılması karşısında, kendini savunabilecek durumda olan ve uzun süre savunan katılanın beden ve ruh bakımından kendini savunacak durumda olduğu nazara alınarak, lehe kanun belirlenirken 5237 sayılı TCK.nın 102/3-a maddesinin buna göre değerlendirilmesi, 5252 sayılı Kanunun 9/3. ve CMK.nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleri ile birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Geceleyin mesken masuniyetinin ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa isnat olunan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, 765 sayılı TCK.nın 102/4. maddesine göre, 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, mahkûmiyet kararı tarihi olan 15.12.2005 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Irza geçmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları, sanık hakkındaki doktor raporlarındaki bulgular ve tüm dosya kapsamına göre, katılanın geceleyin evinde ırzına geçmeye çalışan sanığa direndiği, onunla boğuştuğu, onun elini ısırıp yüzünü tırmalayıp bağırdığı, bunun üzerine sanığın kaçtığının anlaşılması karşısında, kendini savunabilecek durumda olan ve uzun süre savunan katılanın beden ve ruh bakımından kendini savunacak durumda olduğu nazara alınarak, lehe kanun belirlenirken 5237 sayılı TCK.nın 102/3-a maddesinin buna göre değerlendirilmesi, 5252 sayılı Kanunun 9/3. ve CMK.nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleri ile birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.