Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/18277 K.2011/4205
Özet: Uyuşmazlık, sanığın karşılıksız çek keşide etmek suçundan yargılanması ve ilgili kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından incelenmesi sürecinde kanun yolu, süre ve merci gibi usul hükümlerinin açıkça gösterilmemesi nedeniyle temyiz başvurusunun kabul edilip işin esasının incelenmesine karar verilmesidir. Mahkeme, 23.06.2009 tarihli kararı bozmaya karar vererek sanığın infazını durdurmuş ve salıverilmesini sağlamıştır.
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23.06.2009 gün ve 2008/722 Esas, 2009/691 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 23.06.2009 günlü kararda ise kanun yolu merciinin açıkça gösterilmeyerek usul hükümlerine aykırı davranıldığı, bu itibarla sanığın 22.09.2010 günlü temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile 03.03.2011 tarihli red Ek Kararı kaldırılarak işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri gözetilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında infaza başlanmış ve sanık cezaevine alınmış ise İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 25.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 23.06.2009 günlü kararda ise kanun yolu merciinin açıkça gösterilmeyerek usul hükümlerine aykırı davranıldığı, bu itibarla sanığın 22.09.2010 günlü temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile 03.03.2011 tarihli red Ek Kararı kaldırılarak işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri gözetilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında infaza başlanmış ve sanık cezaevine alınmış ise İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 25.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.