Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/1803 K.2011/5973
Özet: Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma işinin, 765 sayılı TCK’nın 416/3 maddesine göre beş yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu ve zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu tespit edilerek, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi ve 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca yargılamanın bozularak, aynı CMK’ın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8 maddesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildi.
Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan sanık ...’un yapılan yargılaması sonunda; evlenme nedeniyle hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK.nun 434/1. maddesi uyarınca teciline dair Yıldızeli Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.02.2006 gün ve 2005/292 Esas, 2006/28 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 416/3. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen beş yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanığın 09.11.2004 tarihinde yapılan sorgusundan inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği, bu arada zamanaşımını kesen başka işlemin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanığa isnat olunan reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 416/3. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen beş yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanığın 09.11.2004 tarihinde yapılan sorgusundan inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği, bu arada zamanaşımını kesen başka işlemin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.