‹ Ana sayfa
Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/17857 K.2011/1877

Esas No: 2011/17857 · Karar No: 2011/1877 · Karar Tarihi: 01.11.2011
Özet: Uyuşmazlık, sanığın çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan yargılanırken, mahkeme prosedürleri ve uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı konusundaki eksiklikler üzerineydi. Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını kabul ederek kararın bozulmasına karar verdi.
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 9. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 10.09.2008 gün ve 2007/1154 Esas, 2008/912 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 26.12.2007 tarihinde Alanya 1. Sulh Ceza Mahkemesinde alınan talimat sorgusu sırasında, sorgusundan önce kendisinden ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmayarak CMK.nun 196/2 maddesine muhalefet edilmesi,
Hükme esas alınan Ankara 1. Aile Mahkemesinin 2006/482 Esas sayılı dava dosyasında verilen 27.06.2006 tarihli ara karar ile gerekçeli kararın onaylı örnekleri yargılama dosyasına getirtilmeden fotokopi belgeler üzerinden karar verilmesi,
Sanığın işlediği iddia olunan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun 5560 sayılı Kanun ile değişik CMK.nun 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı ve kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden öncelikle soruşturma dosyasındaki uzlaşma beyanının tehdit suçuna ilişkin olduğu da gözetilerek atılı suçtan CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 2008/11-250 Esas ve 2009/13 Karar sayılı ilamıyla vurgulandığı üzere manevi zararın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun değerlendirilmesinde esas alınamayacağı, kamu davasına konu olayda maddi zararın da söz konusu olmadığı nazara alınarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun değerlendirilmesine esas olmak üzere CMK. 231/6. maddede sayılan koşullar tartışılıp irdelenmeden, “sanığın kişilik özellikleri göz önünde bulundurulduğunda ve mağdurun uğradığı zararı aynen iade veya tazmin suretiyle giderdiği anlaşılamadığından” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?