Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/17844 K.2013/2076
Özet: Uyuşmazlık, sanığın çocuk kaçırma ve alıkonulması suçlarından yargılanmasıdır; mahkeme, atılı suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek sanığı beraat ettirmiştir. Bu karar, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca CMUK 321. maddeye göre bozulmuş ve yeniden incelenmiştir.
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından sanık ...'nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 21.04.2009 gün ve 2008/163 Esas, 2009/123 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
... Cumhuriyet Başsavcılığının 08.08.2008 tarihli iddianamesiyle atılı suçtan açılan kamu davası nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde;
Müşterek çocuklar ..., ..., ... ve ...'in alıkonulması nedeniyle hüküm kurulurken müşterek çocuklarla ilgili herhangi bir ayrım yapılmaksızın temel cezanın belirlendiği, hükmün ikinci bendinde çocuklardan ..., ... ve ...'in 12 yaşından küçük olmaları nedeniyle TCK.nın 234/2. maddesinin uygulandığı, müşterek çocuklardan ...'nın 12 yaşından büyük olmasının bu maddenin uygulanmasına engel oluşturmayacağı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
... Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2008 tarihli iddianamesiyle atılı suçtan açılan kamu davası nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde;
Atılı suçun oluşabilmesi için olay öncesinde müşterek çocuğun velâyeti kendisine verilen tarafa usulüne uygun şekilde teslim edilmesi gerektiği, katılan ve sanık anlatımları ile tüm dosya kapsamına göre, sanık ile katılanın 16.08.1990 tarihinde evlendikleri bu evliliklerinden 16.12.1995 doğumlu ..., 05.03.1998 doğumlu ..., 23.05.2002 doğumlu ... ve 30.06.2004 doğumlu ...'in dünyaya geldiği, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.11.2006 gün ve 2006/435 Esas, 2006/517 Karar sayılı hükmü ile tarafların boşanmalarına ve müşterek çocukların velayetinin katılan anneye verilmesine karar verildiği, hükmün 25.03.2008 tarihinde kesinleştiği, buna karşın sanık tarafından suça konu müşterek çocuklar ... ve ...'nın katılan anneye teslim edilmediği, yapılan icra takibinin sonuçsuz kalması üzerine katılanın 24.06.2008 tarihinde sanıktan şikâyetçi olması sonucu sanığın 25.06.2008 tarihinde müşterek çocuklar ... ve ...'yı icra dairesi aracılığıyla katılana teslim ettiği, olay öncesinde müşterek çocukların velayeti kendisine bırakılan katılana usulüne uygun şekilde teslim edilmediği, atılı suçun usulüne uygun şekilde teslimden sonra çocuğun kaçırılması veya alıkonulması halinde söz konusu olacağı, bu nedenle atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
... Cumhuriyet Başsavcılığının 08.08.2008 tarihli iddianamesiyle atılı suçtan açılan kamu davası nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde;
Müşterek çocuklar ..., ..., ... ve ...'in alıkonulması nedeniyle hüküm kurulurken müşterek çocuklarla ilgili herhangi bir ayrım yapılmaksızın temel cezanın belirlendiği, hükmün ikinci bendinde çocuklardan ..., ... ve ...'in 12 yaşından küçük olmaları nedeniyle TCK.nın 234/2. maddesinin uygulandığı, müşterek çocuklardan ...'nın 12 yaşından büyük olmasının bu maddenin uygulanmasına engel oluşturmayacağı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
... Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2008 tarihli iddianamesiyle atılı suçtan açılan kamu davası nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde;
Atılı suçun oluşabilmesi için olay öncesinde müşterek çocuğun velâyeti kendisine verilen tarafa usulüne uygun şekilde teslim edilmesi gerektiği, katılan ve sanık anlatımları ile tüm dosya kapsamına göre, sanık ile katılanın 16.08.1990 tarihinde evlendikleri bu evliliklerinden 16.12.1995 doğumlu ..., 05.03.1998 doğumlu ..., 23.05.2002 doğumlu ... ve 30.06.2004 doğumlu ...'in dünyaya geldiği, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.11.2006 gün ve 2006/435 Esas, 2006/517 Karar sayılı hükmü ile tarafların boşanmalarına ve müşterek çocukların velayetinin katılan anneye verilmesine karar verildiği, hükmün 25.03.2008 tarihinde kesinleştiği, buna karşın sanık tarafından suça konu müşterek çocuklar ... ve ...'nın katılan anneye teslim edilmediği, yapılan icra takibinin sonuçsuz kalması üzerine katılanın 24.06.2008 tarihinde sanıktan şikâyetçi olması sonucu sanığın 25.06.2008 tarihinde müşterek çocuklar ... ve ...'yı icra dairesi aracılığıyla katılana teslim ettiği, olay öncesinde müşterek çocukların velayeti kendisine bırakılan katılana usulüne uygun şekilde teslim edilmediği, atılı suçun usulüne uygun şekilde teslimden sonra çocuğun kaçırılması veya alıkonulması halinde söz konusu olacağı, bu nedenle atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.