Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/17720 K.2012/2978
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın öz kızına karşı gerçekleştirdiği eylemin çocuğun nitelikli cinsel istismar suçu olup olmadığı ve ilgili yasal hükümlerinin uygulanmasıdır. Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek kararın bozulmasına karar vererek, sanığın suçtan mahkumiyetine ilişkin hükmü iptal etti.
Beden veya ruh sağlığı bozulacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.01.2011 gün ve 2009/466 Esas, 2011/17 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık ile müdafii, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş ve re'sen de temyize tâbi dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Katılan vekilinin kendisine 10.02.2011 tarihinde tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK.nın 310/2. maddesinde belirtilen yasal 1 haftalık süreden sonra 22.02.2011 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, süresinde yapılmayan temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ve CMUK 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık ile müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 21.05.2008 tarihli raporunda mağdurenin hymeninin ince kenarlı olup duhule müsait olmadığının ve bakire olduğunun belirtilmesine karşın, bu haliyle sanığın eylemi çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu halde, sanığın vücuda nasıl organ soktuğu açıklanmadan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yazılı şekilde karar verilmesi,
Sanığın öz kızına karşı gerçekleştirdiği eylemi nedeni ile sanık hakkında TCK.nın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık ile müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, re'sen de temyize tâbi hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
21.05.2008 tarihli Adli Tıp Kurumu raporundan ince ve düzensiz kenarlı, kenarları hiperemik hymene sahip olduğu anlaşılan down sendrromlu mağdurenin, ATK. 6. İhtisas Kurulunun 31.05.2010 tarihli raporu öncesinde çizdirdiği resimdeki "..." adlı kızla kendisinin özdeşleştirip, "..."nın babasının taş gibi bir şeyi karnına soktuğunu söylemesi ile canının çok acıdığını belirtmesi ve mağdurenin, babası olan sanık tarafından hamile kaldığının Adli Tıp Kurumunun raporuyla %99,99 olasılıkla saptanması karşısında, eylemin kızlık zarı bozulmayacak biçimde vajinal yoldan organ sokmak suretiyle işlendiği anlaşılmasına rağmen, basit cinsel istismar suçunu oluşturduğu yönündeki sayın çoğunluk düşüncesine katılmıyorum.
Katılan vekilinin kendisine 10.02.2011 tarihinde tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK.nın 310/2. maddesinde belirtilen yasal 1 haftalık süreden sonra 22.02.2011 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, süresinde yapılmayan temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ve CMUK 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık ile müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 21.05.2008 tarihli raporunda mağdurenin hymeninin ince kenarlı olup duhule müsait olmadığının ve bakire olduğunun belirtilmesine karşın, bu haliyle sanığın eylemi çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu halde, sanığın vücuda nasıl organ soktuğu açıklanmadan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yazılı şekilde karar verilmesi,
Sanığın öz kızına karşı gerçekleştirdiği eylemi nedeni ile sanık hakkında TCK.nın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık ile müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, re'sen de temyize tâbi hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
21.05.2008 tarihli Adli Tıp Kurumu raporundan ince ve düzensiz kenarlı, kenarları hiperemik hymene sahip olduğu anlaşılan down sendrromlu mağdurenin, ATK. 6. İhtisas Kurulunun 31.05.2010 tarihli raporu öncesinde çizdirdiği resimdeki "..." adlı kızla kendisinin özdeşleştirip, "..."nın babasının taş gibi bir şeyi karnına soktuğunu söylemesi ile canının çok acıdığını belirtmesi ve mağdurenin, babası olan sanık tarafından hamile kaldığının Adli Tıp Kurumunun raporuyla %99,99 olasılıkla saptanması karşısında, eylemin kızlık zarı bozulmayacak biçimde vajinal yoldan organ sokmak suretiyle işlendiği anlaşılmasına rağmen, basit cinsel istismar suçunu oluşturduğu yönündeki sayın çoğunluk düşüncesine katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.