Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/1744 K.2011/4590
Özet: Uyuşmazlık konusu, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan sanığın hapis cezasının miktarı ve uygulanmasıdır; mahkeme, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen 104/1 maddesine göre cezayı artırarak, 62. madde indirimine rağmen 18 ay 13 gün hapis cezası koydu ve 53. madde uygulamasını reddetti. Yargıtay, bu kararı 5320 sayılı Kanun ve CMUK 321. maddesi uyarınca bozdu, hükmü iptal etti.
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 12.12.2006 gün ve 2006/867 Esas, 2006/1223 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan ... vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümden önce 25.02.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 23.11.2005 gün ve 2005/103-89 sayılı kararıyla 5237 sayılı TCK.nun 104/2. maddesinin iptal edilmiş olmasına karşın sanığa, aynı Kanunun 104/1. maddesi ile tayin edilen cezanın, 5237 sayılı Kanunun 104/2. maddesi uyarınca artırılması sureti ile fazla ceza tayini,
Sanığın cezasından TCK.nun 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken hapis cezasının 18 ay 22 gün yerine, 18 ay 13 gün olarak belirlenmesi suretiyle noksan cezaya hükmedilmesi,
Hapis cezasına mahkûmiyetinin kanunî sonucu olarak, sanık hakkında TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi,
Hükümden sonra 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla ve 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkartılması karşısında mahkemece 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi de gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hükümden önce 25.02.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 23.11.2005 gün ve 2005/103-89 sayılı kararıyla 5237 sayılı TCK.nun 104/2. maddesinin iptal edilmiş olmasına karşın sanığa, aynı Kanunun 104/1. maddesi ile tayin edilen cezanın, 5237 sayılı Kanunun 104/2. maddesi uyarınca artırılması sureti ile fazla ceza tayini,
Sanığın cezasından TCK.nun 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken hapis cezasının 18 ay 22 gün yerine, 18 ay 13 gün olarak belirlenmesi suretiyle noksan cezaya hükmedilmesi,
Hapis cezasına mahkûmiyetinin kanunî sonucu olarak, sanık hakkında TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi,
Hükümden sonra 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla ve 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkartılması karşısında mahkemece 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi de gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.