Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/1672 K.2012/1436
Özet: Sanık, ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunda eksik teşebbüs olduğu kabul edilerek 26.04.2006 tarihli 2005/216 Esas kararının 5237 sayılı TCK’n 7/2’likze 5320 sayılı Kanun’ 8/1’likze zeman aşımı nedeniyle BRL’ 321. maddesi uyarınca bozulmasına ve ardından 132/1 ve 5271/223/8’lik uyarınca 13.02.2012 tarihli oybirliğiyle kararla kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildi.
Irza geçme suçuna eksik teşebbüsten sanık ...'ün yapılan yargılaması sonunda; eyleminin ırz ve namusa tasaddide bulunma suçuna eksik teşebbüs oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair Zile Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.04.2006 gün ve 2005/216 Esas, 2006/52 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı Kanunun 415/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, karar tarihi olan 26.04.2006 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı Kanunun 415/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, karar tarihi olan 26.04.2006 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.