Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/15566 K.2013/1978
Özet: Yargıtay, 12.12.2004 tarihli hürriyeti tahdit suçunun 765 sayılı TCK ile 5237/5320 sayılı kanunlarda belirtilen zamanaşımına tabi olduğunu belirterek, cezaların, 321. maddesi çerçevesinde bozulması gerektiğini, ancak yeniden yargılamayı gerektirmediğini; 322/1 ve 5271/223/8 maddeleriyle davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararıyla 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verdi.
Hürriyeti tahdit suçundan sanıklar ..., ..., ... ile ...'ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan beraatlerine dair ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 05.05.2009 gün ve 2008/49 Esas, 2009/249 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklara isnat edilen hürriyeti tahdit suçunun suç tarihi itibarıyla zamanaşımı süresi yönünden lehe olan 765 sayılı TCK.nın 179/1-3. maddesine uyup öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4, 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tâbi bulunduğu ve suç tarihi olan 12.12.2004'ten inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanıklara isnat edilen hürriyeti tahdit suçunun suç tarihi itibarıyla zamanaşımı süresi yönünden lehe olan 765 sayılı TCK.nın 179/1-3. maddesine uyup öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4, 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tâbi bulunduğu ve suç tarihi olan 12.12.2004'ten inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.