Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/1534 K.2012/2968
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda; beraatine dair Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.03.2006 gün ve 2005/219 Esas, 2006/31 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdurlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mağdurlar ... ve ... vekilinin yargılamada sanığın cezalandırılmasını isteyip katılma isteminde bulunmasına karşılık, katılma isteğinin reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, temyiz aşamasında da katılmayı açıkça belirtmesi nedeniyle, CMK 237/2. maddesi uyarınca mağdurların katılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan eylemlerin temas ettiği ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nın 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanığın sorgusunun yapıldığı 29.06.2005 tarihiyle inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi
Mağdurlar ... ve ... vekilinin yargılamada sanığın cezalandırılmasını isteyip katılma isteminde bulunmasına karşılık, katılma isteğinin reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, temyiz aşamasında da katılmayı açıkça belirtmesi nedeniyle, CMK 237/2. maddesi uyarınca mağdurların katılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan eylemlerin temas ettiği ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nın 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanığın sorgusunun yapıldığı 29.06.2005 tarihiyle inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.