Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/15291 K.2012/5218
Özet: İçtihat Metni’ne göre, 14. Ceza Dairesi, sanığın 02.11.2004 tarihinde gerçekleştirilen yalan beyan suçu nedeniyle 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkumiyet hâkiminin 5237/7/2 ve 5320/8/1 maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle bozulduğunu, dolayısıyla 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle kararla hem hüküm bozulduğunu hem de dava düşüktüğünü kabul etti.
Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; eylemin resmi makamlara kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak olarak kabulüyle mahkûmiyetine dair Foça Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.04.2008 gün ve 2008/15 Esas, 2008/81 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa uygun olarak sanığın işlediği kabul edilen resmi makamlara kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçunun TCK.nın 343/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık aslî ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 02.11.2004 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Oluşa uygun olarak sanığın işlediği kabul edilen resmi makamlara kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçunun TCK.nın 343/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık aslî ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 02.11.2004 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.