Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/14117 K.2013/10568
Özet: (1) Uyuşmazlık çocuğun nitelikli cinsel istismar suçundan sanık …’in eylemiyle ilgili olup, mahkeme bu eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını belirledi; (2) Mahkeme, sanığın eylemini “çocuğun nitelikli cinsel istismar suçuna teşebbüs” olarak değerlendirerek hükmü onayladı ve 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verdi.
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...'ün yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.10.2009 gün ve 2008/11 Esas, 2009/373 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminden zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Mağdurun Cumhuriyet Savcılığında 27.04.2007 tarihinde pedagog ve vekil huzurunda alınan beyanına, tanık ...'nun soruşturma aşamasında alınan 09.08.2006 tarihli ifadesine, sanığın 08.05.2009 tarihli celsedeki “mağdurun pantolonunu indirdim, teşebbüs etmek istedim, ama olmadı, yakalandım” şeklindeki ikrarına ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın kimsenin olmadığı bir bahçenin içine götürdüğü mağdurun pantolonunu ve iç çamaşırını aşağıya doğru sıyırıp, kendi cinsel organını da çıkararak kucağına oturtmak suretiyle işlemeyi kastettiği nitelikli cinsel istismar suçunu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başladığı, ancak tanık Mehmet'in görüp müdahale etmesiyle elinde olmayan bir nedenle bu suçu tamamlayamadığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismar suçuna teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminden zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Mağdurun Cumhuriyet Savcılığında 27.04.2007 tarihinde pedagog ve vekil huzurunda alınan beyanına, tanık ...'nun soruşturma aşamasında alınan 09.08.2006 tarihli ifadesine, sanığın 08.05.2009 tarihli celsedeki “mağdurun pantolonunu indirdim, teşebbüs etmek istedim, ama olmadı, yakalandım” şeklindeki ikrarına ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın kimsenin olmadığı bir bahçenin içine götürdüğü mağdurun pantolonunu ve iç çamaşırını aşağıya doğru sıyırıp, kendi cinsel organını da çıkararak kucağına oturtmak suretiyle işlemeyi kastettiği nitelikli cinsel istismar suçunu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başladığı, ancak tanık Mehmet'in görüp müdahale etmesiyle elinde olmayan bir nedenle bu suçu tamamlayamadığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismar suçuna teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.