Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/14068 K.2012/4615
Özet: Yargıtay, 14. Ceza Dairesi’nin 2011/14068 ve 2012/4615 kararlarında, sanığın reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunun 765 sayılı TCK'nın 416/3. maddesiyle cezalandırılmasının gerekli olduğuna karar verip, suç tarihinden itibaren geçen zaman aşımı süreci nedeniyle bu kararı bozarak, 20.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karara bağlamıştır.
Irza geçme suçundan sanık ...'ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; eyleminin reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.09.2009 gün ve 2009/126 Esas, 2009/241 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 416/3. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 27.11.2003 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 416/3. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 27.11.2003 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.