Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/1291 K.2012/228
Özet: (1) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarıyla ilgili sanık …’ın davası; (2) Mahkeme, eksik gerekçelerle beraat kararını bozarak, sanığın 15 yaşından küçük mağdureyle cinsel ilişkiye girerek TCK’nın ilgili maddelerini oluşturduğunu kabul ederek hüküm yeniden verildi.
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan beraatine dair Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.12.2005 gün ve 2005/22 Esas, 2005/42 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı anlatımları, savunma, doktor raporları ve tüm dosya kapsamından; sanığın değişik tarihlerde 15 yaşını bitirmeyen mağdure ile cinsel ilişkiye girme eyleminin TCK.nın 103/2 ve 43. maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu, eylem nedeniyle mağdurenin beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığının, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyet tarafından düzenlenecek rapor alınarak sonucuna göre cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, eksik ve yerinde olmayan gerekçeyle beraatine hükmolunması,
Sanığın mağdureyi kendi evine cinsel amaçla bir kaç kez rızasıyla götürmek suretiyle hürriyetini kısıtladığı, mağdurenin ayırt etme gücü olsa dahi, yaşı itibarıyla rızasının hukuken geçerli olmadığı, bu nedenle sanığın eyleminin TCK.nın 109/1, 3-f, 5 ve 43. maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu, düşünülmeden yerinde olmayan, somut delil bulunmadığı gerekçesiyle beraate karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı anlatımları, savunma, doktor raporları ve tüm dosya kapsamından; sanığın değişik tarihlerde 15 yaşını bitirmeyen mağdure ile cinsel ilişkiye girme eyleminin TCK.nın 103/2 ve 43. maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu, eylem nedeniyle mağdurenin beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığının, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyet tarafından düzenlenecek rapor alınarak sonucuna göre cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, eksik ve yerinde olmayan gerekçeyle beraatine hükmolunması,
Sanığın mağdureyi kendi evine cinsel amaçla bir kaç kez rızasıyla götürmek suretiyle hürriyetini kısıtladığı, mağdurenin ayırt etme gücü olsa dahi, yaşı itibarıyla rızasının hukuken geçerli olmadığı, bu nedenle sanığın eyleminin TCK.nın 109/1, 3-f, 5 ve 43. maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu, düşünülmeden yerinde olmayan, somut delil bulunmadığı gerekçesiyle beraate karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.