Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/12744 K.2012/7548
Özet: Uyuşmazlık, sanığın “irza geçmeye teşebbüs” ve “zorla kaçırıp alıkoyma” suçlarından dolayı verilen 12.06.2009 tarihli Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının yargıtayca incelenmesi talebine dayanıyor; mahkeme, 02.07.2002 tarihli “irza geçmeye teşebbüs” suçu için zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek kararı bozmuş ve kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür.
Irza geçmeye teşebbüs ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...'in bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; ırza geçmeye teşebbüs eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı, zorla kaçırıp alıkoyma eyleminin ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair Denizli
1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.06.2009 gün ve 2008/323 Esas, 2009/246 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün ONANMASINA, Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik temyize gelince; Oluşa uygun şekilde mahkemece kabul edilen suç tarihi itibarıyla ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 415/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 02.07.2002 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.06.2009 gün ve 2008/323 Esas, 2009/246 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün ONANMASINA, Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik temyize gelince; Oluşa uygun şekilde mahkemece kabul edilen suç tarihi itibarıyla ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 415/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 02.07.2002 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.