Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/10682 K.2012/5223
Özet: (1) Sanığın müstehcen içerikli CD satmak suçundan yargılandığı ve mahkeme tarafından belirlenen adli para cezasının kanuna aykırı olarak fazla hesaplanması; (2) Mahkeme, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar vererek, cezayı 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlük ve uygulama şekli hakkındaki düzenlemelere uygun şekilde düzeltti ve sanığın adli para cezasını 4290 TL olarak yeniden belirledi.
Müstehcen içerikli CD satmak suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Kadıköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.05.2007 gün ve 2006/92 Esas, 2007/317 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 4. Ceza Dairesinden görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delilere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 4/1-b maddesi uyarınca, 765 sayılı TCK.nın 426/1. maddesinde öngörülen para cezasının bin dört yüz otuz katına çıkartıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında 426/1. maddesi gereğince adli para cezasının 2860 TL olarak belirlenmesi gerekirken 426/1. maddedeki adli para cezası 6491 TL olarak belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızin aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 5083 sayılı Kanunun 1 ve 2. maddeleri de nazara alınarak hüküm fıkrasındaki "...765 sayılı TCK.nın 426/1. maddesi gereğince belirlenen 6491 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına " ibaresinin "...5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 4/1-b maddesi uyarınca 765 sayılı TCK.nın 426/1. maddesi gereğince 2860 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına", şeklinde, TCK.nın 119/5. maddesi uyarınca belirlenen "9.736 TL adli para cezası" ibaresinin "4290 TL adli para cezası" biçiminde, değişitirilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delilere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 4/1-b maddesi uyarınca, 765 sayılı TCK.nın 426/1. maddesinde öngörülen para cezasının bin dört yüz otuz katına çıkartıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında 426/1. maddesi gereğince adli para cezasının 2860 TL olarak belirlenmesi gerekirken 426/1. maddedeki adli para cezası 6491 TL olarak belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızin aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 5083 sayılı Kanunun 1 ve 2. maddeleri de nazara alınarak hüküm fıkrasındaki "...765 sayılı TCK.nın 426/1. maddesi gereğince belirlenen 6491 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına " ibaresinin "...5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 4/1-b maddesi uyarınca 765 sayılı TCK.nın 426/1. maddesi gereğince 2860 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına", şeklinde, TCK.nın 119/5. maddesi uyarınca belirlenen "9.736 TL adli para cezası" ibaresinin "4290 TL adli para cezası" biçiminde, değişitirilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.