Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/10253 K.2012/3535
Özet: (1) Çocuğun basit cinsel istismarı ve kasten yaralama suçlarından sanık … ile ilgili yargılamalar; (2) Mahkeme, cinsel taciz suçundan şikâyet yokluğu nedeniyle düşme kararı vermiş, ancak kasten yaralama hükmünü 5320 sayılı Kanun uyarınca bozulmuş ve karar oybirliğiyle iptal edilmiştir.
Çocuğun basit cinsel istismar suçundan sanık ... ve kasten yaralama suçundan sanık ...'ın yapılan yargılamaları sonunda; sanık ...'ın eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturduğunun kabulü ile açılan davanın şikâyet yokluğu nedeniyle düşürülmesine, sanık ...'nın atılı suçtan mahkûmiyetine dair ... Çocuk Mahkemesinden verilen 09.04.2009 gün ve 2008/313 Esas, 2009/163 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ... müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın suç tarihinde 15 yaşında olan mağdureye sarılıp öpmek şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 103/1-a maddesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemin aynı Kanunun 105/1. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğunun kabulüyle suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde cinsel taciz suçundan şikâyet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi,
Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5395 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca, 06.12.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen CMK.nın 231/5. maddesi değerlendirilerek sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Suç tarihinde onsekiz yaşından küçük olan sanık hakkında silahla kasten yaralama suçundan kurulan hüküm neticesinde verilen 1 ay 20 günden ibaret kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK.nın 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında belirtilen tedbirlerden birine çevrilmesi gerekeceğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık ... hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın suç tarihinde 15 yaşında olan mağdureye sarılıp öpmek şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 103/1-a maddesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemin aynı Kanunun 105/1. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğunun kabulüyle suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde cinsel taciz suçundan şikâyet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi,
Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5395 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca, 06.12.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen CMK.nın 231/5. maddesi değerlendirilerek sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Suç tarihinde onsekiz yaşından küçük olan sanık hakkında silahla kasten yaralama suçundan kurulan hüküm neticesinde verilen 1 ay 20 günden ibaret kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK.nın 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında belirtilen tedbirlerden birine çevrilmesi gerekeceğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.