Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/10158 K.2013/4702
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların nitelikli cinsel istismar suçundan hüküm giymesi ve bu karara ilişkin temyiz talepleriyle ilgiliydi; mahkeme, 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümlerine dayanarak kararın bozulmasına karar verdi. Mahkeme, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar vererek hükmün bozulmasını onayladı.
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar ... ve ...'ın yapılan yargılamaları sonunda; sanık ...'in eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkûmiyetine diğer sanığın beraatine dair Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.12.2008 gün ve 2008/188 Esas, 2008/315 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili, sanık ... ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Katılan vekilinin 05.12.2008 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmü CMUK.nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra 15.12.2008 tarihinde temyiz edildiğinden, temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık ... müdafiin temyizi ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın, maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve olayda katılanın dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesindeki diğer şartlarda tartışılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Katılan vekilinin 05.12.2008 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmü CMUK.nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra 15.12.2008 tarihinde temyiz edildiğinden, temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık ... müdafiin temyizi ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın, maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve olayda katılanın dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesindeki diğer şartlarda tartışılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.